Aynı Gökyüzü Altında

Savrulurken bir rüzgarla hatıralar defterinin sayfaları, herkes çok iyi biliyordu artık buradan geri dönüş olmamalı… İnsan her yaşadığını taşıyabilir mi yanında, çantasına sığar ama…

Tozlu Raflar

Hatıraların bir ormanı olsaydı eğer oraya güneş doğmazdı. O heybetli ağaçların birleştiği noktada artık görülecek bir gökyüzü bile kalmazdı. Nedense en güzeli bile olsa karanlığı…

Yenilen Sen

İçimde ilk kez uçurtma uçuran bir çocuğun hevesi, içimde şarkılar mırıldanıp en güzel yollardan sekerek geçen küçük bir kızın neşesi… Dünya değişmedi, her şey…

Çemberin Dışında Hayat

Martı sesleri… Kendimi bildim bileli en sevdiğim seslerden, bana nerede yaşadığımı; evde olduğumu hissettiren. İçimi kaplayan huzurun yanında, acaba kanat çırpmak, istediğin yere süzülmek…

Bir Gün Batarken

Sayfaları geriye doğru çevirmek gibiydi bazen en derin acılar. Zaten bildiğini tekrar görmemek isteği. O yüzden zamanın ileriye akışını, bilinmezliğin güzelliğini içimizde yarattığı merak…

Mürekkep

Çay sevmezdi, hiçbir sıcaklığı sevmediği gibi. Paylaşmazdı, sadece öyleymiş gibi görünürdü. Sanki hayatı sonsuzmuş gibi asla gerçekten içine girmezdi nefes aldığı gerçekliğin. Hoş nefesini…

Gölgeler ve Suretler

İnsan her zaman ne yapacağını iyi mi bilir yoksa çoğu zaman yanılır mı? Peki her yerden bakan aynı mı görür? Yoksa doğrular ve yanlışlar…

Kum Taneleri

 Bir alemi çağırırsın kimi zaman gözlerin dalıp gittiğinde. O alem ki dans etmiş kalbinin en derininde, senin bilmediğin bir başka sende. Gelir mi yeniden…

YOLDA SOĞUK GÜNLER DE VAR

“Üşüyorum anne” derdik yıllar önce. Henüz ruhumuzun üşümesi ne demekti bilmediğimiz yıllardı. Aylardan Ocak mı Eylül mü Haziran mı fark etmezdik bile. Okulun tatil…

Gök Kubbe

Gözlerinden akan yaşlar senin dünyanın en büyük fırtınası, evreni senin gözünde bir damla yaşa hapseden… En güzel yağmur işte tam da bu anda gelendir….