Duvardaki Akis

Yazar Hakkında: Semra AYDIN

Duvardaki Akis

Bir mum misali ışık saçarken etrafa, is kokunuz yayılır çevreye. Aksiniz duvarda...
Devamını Oku

Bir mum misali ışık saçarken etrafa, is kokunuz yayılır çevreye. Aksiniz duvarda dans ederken özünüz tükenir. Ve siz tükeniyorsanız, kaçarsınız, durmak istemezsiniz orada. Aksinizi duvarda, kokunuzu odada bırakıp ardınıza bile bakmadan gurbete gidersiniz. Aslında gitmez, kaçarsınız. Bir tren düdüğünde yayılır sesiniz, bir turna kanadına konup gidersiniz. Lokomotif aralarında veya şehirlerarası otobüs terminallerinde el sallarken silüetinize, hatıralarınızı mendil arasına koyar, naftalin kokulu çocukluğunuzda saklarsınız. Başınıza gelen akıl ile giden aklınız tükenmeye kadeh kaldırırken siz de öylece izlersiniz. Giden aklınızı katlar, kalbinizin sol cebinde saklarsınız. Gurbet mektuplarınızı yazarken kimseciklerin bilmediği nağmelerle uğurlarsınız. Gözden uzak tükenirken kaç bilet yaktığınızı, kaç sefer yaptığınızı sizden başka kimsecikler bilmez. Kaçıp gidenlerin ardından yaptığınız serzeniş ne kadar sert ise, yolculuk sırası size geldiğinde kaçmak için duyduğunuz ihtiras da bir o kadar kuvvetli olur.

İçinizde bir çocuk coşkusu, rengarenk ülkeleri merak edersiniz. Kaçının lacivert olduğunu düşünmeden artan gitme coşkunuz, kalma hevesine dönüşüverir bazen. Kaçma arzunuzu parmaklarınızın arasından havalandırırken hesap kitap cetveli yakalayıverir kuyruğundan ansızın. Tutup indirir fosforlu kanatları olan bu uçurtmayı. Alaşağı olan arzularınız eskisinden daha uslu daha düzgün görünür gözünüze. Yalnız olmadığınız hissi rahatlatır sizi. Etrafınızda elinde kopan kuyrukları, ağaçlara takılan ipleri, yırtılan gövdesiyle onlarca uçurtma durur çünkü. Ancak, hayallerini kanatlandıramayan uçurtmanız bela olur başınıza. Özlemler, keşkeler, pişmanlıklar gelir yapışır yakanıza. Gözlerinizin içine öyle bir bakar ki kaçtığınız gurbetlerin nefesini hissedersiniz. Zamansız şarkılar dolar ceplerinize. Nerede kiminle olursanız olun, gelir bulur sizi. Bazen bir ıslık olur, bazen de dudağınızda küçük bir tebessümle sessizce mırıldandığınız bir ezgiye dönüşür.

Şairin sözlerini hatırlarsınız. “ Bir başka kent bekleme sakın” Hak verirsiniz gurbete gidip geri dönmek isteyen herkese.  Bilirsiniz yeni bir deniz de, başka bir ülke de yok. Yine aynı kentin sokaklarında dolaşacak, aynı mahallede kocayacaksınız. Saçlarınıza kır aynı evlerde düşer, dönüp dolaşıp aynı şehrin çarşılarında gezer ve o hanlarda uyanırsınız. Başka gökyüzü, başka deniz, başka dünya bulamadan yaşarsınız. O zaman hak verirsiniz gurbete gidip geri dönmek isteyenlere. Çünkü Prometheus’un ciğerini parçalayan kargalar gibi didik didik eder anılarınız sizi.  Kokunuzu havalandırırken rüzgar, en son bir kemençe sesinde irkilirsiniz. Kargalar yine gelir. Bu kez beyninizden giren heveslerinizi göğüs kafesinizden çıkarmak için.  Bilgeliğinizin yanı başında duran kara cahilliğiniz ve aklınızda  o soru ile öylece kalırsınız.  “Neresi gurbet, neresi sıla? “

Bu içeriğin etiketleri
, , ,
Yazar Hakkında: Semra AYDIN

Duvardaki Akis

Bir mum misali ışık saçarken etrafa, is kokunuz yayılır çevreye. Aksiniz duvarda...
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir