İçten Hiçe

Yazar Hakkında: Yavuz Sezer OĞUZHAN

İçten Hiçe

İnsanın kendini keşfetmesiyle başlıyor kahramanlığı. Kahraman kişi, kendinin kaşifi, içinin fatihi, düşlerinin...
Devamını Oku

İnsanın kendini keşfetmesiyle başlıyor kahramanlığı.

Kahraman kişi, kendinin kaşifi, içinin fatihi, düşlerinin de sahibi olmuştur. Çünkü kahramanlık ne yurt fethetmektir ne de bir merminin önüne atılmaktır. Kahramanlık; kendini bulmak, bilmek ve işlemektir.

Ne yapabileceğini bilmek kadar ne yapamayacağının da farkında olmak,  özkaşifin en büyük özelliğidir. Böylelikle insan, kendinin en büyük engeli de olabiliyor en büyük destekçisi de. O yüzden zordur kaşif olmak. Neyi, ne kadar, nasıl yapabileceğinizi bilmek yetmez, gerektiğinde özdenetim mekanizması olarak çalışabilmektir. Kendini acımasızca eleştirebilmektir yeri geldiğinde. Bazen belki küfür edebilme rahatlığını gösterebilmektir muhatap olan size.

Keşif zordur. Kaşif olmak zordur. Her kahraman kaşif değildir ama her kaşif bir kahramandır. Keşif, bilinmeyeni bilmek değil, bulunmayanı bulmak değil, işlenmeyeni işleyebilmektir. Yepyeni biri olabilmenin kapılarını her daim açık tutabilmek, her an yağacak yağmurun habercisi bulut olabilmek ve bir akşamın kızıllığında çıkan yıldızların rehberi olabilmek, kahramanın bir keşif sevdası değil de nedir? Kaşifin en büyük pusulası, denenmiş olanların farkında olmak ve yeni rotaların mimarı olmak değil midir? Buna da “tecrübe” demiş birileri.

Geçmişini sorgulamayan kişinin kaşif olduğunu iddia etmek yaban bir düşünceden öte olsa gerek. Fikrin, yargıların ve yaşamın sabitliği o kişiyi sadece bir dünyaya mıhlayacak ve bundan kurtulabilmek acı ile mümkün olabilecektir. Yaşadığınız dünyadan memnunsanız zaten pusula size hiçbir anlam ifade etmeyecektir. Gökteki yıldızlar, sadece asılı aksesuarlar olarak lügatinizde yer kaplayacaktır! Güneş’i astronomik bir kavram olarak görenler değil, ona geniş ve derin anlamlar katmaya çalışan kaşif adayları kahraman olmak için basamakların çoğunu çıkmışlardır.

Gerektiğinde kendisindeki güneşlerin hepsini söndürüp yepyeni bir güneş yaratabilmektir kahramanlık. Bundadır keşfin ilk adımı, geçmişine alaycı bakabilmek ve kendini en amansız düşmanının eleştirdiğinden daha acımasızca eleştirebilmek.

Çok büyük alemleri keşfetmeye hazır olun. Çok büyük keşifleri alem etmeye başlayın. Alemleri çok büyükçe keşfedin. İçinizin bütün sokaklarını, kapılarını ve pencerelerini açın. Kim bilir bahar çoktan gelmiştir de sizler gönül odanızdaki perdenin hep aynı deseni ile şekillenmeye ve dünyaları şekillendirmeye çalışıyorsunuz! Kapıları açıp sokağa çıkmadan nasıl rota çizebileceksiniz içinize? Zihninize, ruhunuza, yüreğinize sığamıyorsanız yaşadığınız şehir, ülke ve dünya yetebilir mi hiç keşif sevdalısı size? Kahramanlık, işte oturduğu yerden silkinip deli gibi hesapsız ve kitapsız bağırabilmektir. Önce içinizdeki size sonra muhtaç olduğunuz ve gitmeye ihtiyaç duyduğunuz yeni size haykırın düşlerinizi. Ne de olsa ihtiyaç olmadan keşif, keşif olmadan kaşif ve kaşif olmadan da kahraman olunamıyor!

Keşif için ne gerekiyorsa kuşanın çıkın yola. Boşlukta hiç edin kendinizi ve küllerinizden alemlere sığamayacak bir siz yaratın. Gülün, azarlayın ve küfredin eski size ama mutlaka sevin. Keşif için o “siz”in olması, en büyük ihtiyaçtır.

Kahraman olmak zor iş. Keşfin en büyük ve en çetrefilli kısmı içinin kaşifi ve kendinin şairi olmaktır.

Bu içeriğin etiketleri
, , , , , ,
Yazar Hakkında: Yavuz Sezer OĞUZHAN

İçten Hiçe

İnsanın kendini keşfetmesiyle başlıyor kahramanlığı. Kahraman kişi, kendinin kaşifi, içinin fatihi, düşlerinin...
Devamını Oku

2 Comments

  • Duygularınızı bir köşe yazısında bulmak sabahın ilk saatlerinde… kahraman olmak zor iş be!! Avcunda bir pusula şiir yazmışın kendine dair fakat prangalar müsade etmez iç çekişlerine ve beklersin hapisten çıkacağın günü kahraman olmak için.. sevgiler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir