Şövalye

Yazar Hakkında: İhsan KUTLU

Şövalye

Kibir büyük günah; kibirli olduğunu bilmemek ise bir o kadar büyük acizlik....
Devamını Oku

Kibir büyük günah; kibirli olduğunu bilmemek ise bir o kadar büyük acizlik. İnsan, kibrinin peşine düştüğünde ise tam bir hilkat garibesi. Bir de bunu tevazu gösteriyorum derken; basamakları kibirden cümleler olan bir merdiveni tırmanarak yapması ise Oscarlık bir komedi filmi.

Muazzam bir yokuşu tırnaklarıyla kazıyarak sabırla tırmanmış gibiydi. İyice bitkin düşmüştü. Geceleri uyumamak onun için normal hale gelmişti. Gündüzleri ise hayalet gibi dolanıyordu etrafta.

Dinlediğinizde hak veriyordunuz. Onun yükünü paylaşmak, işlerini kolaylaştırmak istiyordunuz. Fakat tavrı ve üslubu kendisini sizden uzaklaştırmaktan başka bir şeye hizmet etmiyordu. Sakince bir köşeye çekilip biraz iç sesinizle diyaloğa girdiğinizde ise sakın diye kendi kendinizi tembihliyordunuz.

Diğer taraftan işin aslını bilince dipsiz bir kuyudan sesler geldiğini işitiyordunuz.  Dipsiz kuyudan çıkabilmek için başkalarının üzerine basmayı adet edinmişti çünkü. Sizi çiğnememek için bir sebebinin olmadığını da biliyordunuz. Hep hesaplar yaptığını, kafasında sizin için bir senaryo olduğunu kolayca tahmin edebiliyordunuz.

Gerçeklerle olan bağı gün geçtikçe zayıflıyordu. Etrafındakilere akıl oyunları yaşatıyordu. Kaliteli oyunlar da değildi ayrıca. Hikayeye baktığınızda Cervantes’in bir cilt eksik yazdığını düşünüyordunuz. Çünkü kahramanımız Don Kişot’un şövalyelik macerası gibi herkesi kendine Sancho Panza yapıp peşinden sürüklemek istiyordu. Don Kişot’a çok benziyordu. Her gün yeni bir görevle görevlendirildiğini açıklamak başka nasıl mümkün olabilirdi ki?

Yazar Hakkında: İhsan KUTLU

Şövalye

Kibir büyük günah; kibirli olduğunu bilmemek ise bir o kadar büyük acizlik....
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir