Zoraki Bahar

Yazar Hakkında: Salih Murat GÜRBÜZ

Adsız Kahramanlar

Güzel ülkemin adsız kahramanlarına… Ne fevkalade ne cafcaflı bir kelimedir kahramanlık namı...
Devamını Oku

 

 

 

Hayatımın Rengi Eşime

 

Sonbahar gelir
Yapraklarını döker
Ağaçlarda dalların yalnızlığı
Yapraklara dur gitme der
Beyhudedir bakışlar
B
akışmalar
Yapraklarda
İnsanlar gibi
Düşmemek ister

Bu sonbahar bizim sonbaharımızdı. Sonbahar ile halleştik. Net olmayan duygular yaşadık. Tarifini koyamadığımız uzaklık hislerinde kaybolduk. İçimiz sızladı mevsimdendir dedik, geçtik. Ne de olsa bilim adamları sonbaharda insanların depresifleştiğini buyurmuştu.

Benim sonbaharımı çekerken fotoğraflarıma isimler koydum. Çünkü hayatın anlamı kadar hayatımdaki güzel şeylerin de bir adı olmalı. Bu yazının ilham kaynağı olan fotoğrafın adı ise “Zoraki Bahar ”. Baharı zoraki de olsa yaşatmaya çalışmanın, tabiattaki her varlığın yaşama tutunma gayretinin sembolize edilişi bir nevi.

Hayatı yaşarken her daim hüzne dönük bir yüzüm oldu bunu inkâr edemem. Anlamlı hüzünlerime de hep sahip çıktım vesselam. Ama yaşama dair azmim ve inancım hiç tükenmedi. Bazen zorla da olsa ayakta kaldım, savrulmadım… Zoraki Bahar için bir savaşçının hikâyesi gibi iddialı bir cümle kurmayacağım merak etmeyin. Zoraki Bahar, insan olmaya çalışırken hüznüne sahip çıkanların, hüzünlerine arabesk hastalıkları bulaştırmadan her şeye rağmen gülümseyebilenlerin fotoğrafı.

Çocukluğumda sokakta çok oynardım benim yaşıtım çocuklar gibi. Şimdi olsa, hastaneye götürelim aman bir çatlak kırık olmasın denilen badireleri, anamın pişirdiği soğan ekmek bulamaçlarının sarılması ile atlattım. Çok düştüm, çok kalktım. Düştüğümde dizim kanayınca “yok oğlum onda bir şey, hadi kalk oyuna devam edelim!” diyen kara takım arkadaşlarım vardı. Şimdilerde neyşınılda bakteriler ve virüslerle ilgili izlediği belgeseli yarım yamalak anlayıp oğlum bak burası enfekte olursa dizini keserler diyen felaket tellalı zamane çocukları gibi değildik anlayacağınız. Onlara da bu arada selam olsun. Bu sonbaharda da düştüm, kanadım. Yine arkadaşlarım “Yok oğlum onda bir şey, hadi kalk oyuna devam edelim!” dediler kalktım. Bu düşüp kalkmalar arası yaşadığım gri tonlardaki hissiyatlarımı, tarifsizliğimi fotoğraflamaya çalıştım. Bazen fotoğraf çektim bazen fotoğraf beni yani içimi çekti. Fotoğrafı okumayı öğrenmek kadar fotoğrafın da sizi okumasına izin vermenin önemli olduğunu anladım bu sonbahar.

Yine yeni bir sonbahar. Hangi bahar sonbaharımızdır hangi sonbaharlar ilklere gebedir bilinmez. Bir sonbahar daha yaşanırken yine hüzün, sarının tonları ile bezeli yapraklarla süslü yollar. Her sonbahar hayatta kontrol edemediğimiz,  toparlayamadığımız nice şeyler olduğunu hatırlatır ve bazen sadece yaşamdaki akışta akarsın. Yanı başınızda hüzünlerinizi, tanımsız yalnızlıklarınızı paylaşabileceğiniz biri varsa hayatınızda güçlüsünüz. Mevsiminiz baharmış, sonbaharmış, kışmış fark etmez. “Ben kış göstermem sana, ben hep baharım.” ne kadar iddialı ve ne kadar hayattan uzaksa, “Seninle hüzne de varım.” diyen bir ses soluk o kadar yakın

Bu içeriğin etiketleri
, , , ,
Yazar Hakkında: Salih Murat GÜRBÜZ

Adsız Kahramanlar

Güzel ülkemin adsız kahramanlarına… Ne fevkalade ne cafcaflı bir kelimedir kahramanlık namı...
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir