Bahar Her Yerde Bahar İçimizde

Yazar Hakkında: H. Neşe KOÇAK

Hüzünlü Hikayeler

Hüzünlü hikayedir eski bir eşyanın söyledikleri. Atmaya kıyamadığım sayısız eşya, kimine göre...
Devamını Oku

“Hava lezzetli ve aydınlık,
—Fakat iyice ısınmadı daha-
Çağlanın kabuğu yemyeşil tüylüdür,
Henüz yumuşacık…”

Nazım Hikmet

Ilık esmeye başladı rüzgâr.

Güneş yavaş yavaş ısıtıyor içimizi. Dallar bahara merhaba deme telaşında. Karıncalar toprağın üstüne teşrif buyurmuşlar. Sabah kuş sesleriyle uyanmak için camı açık bırakıyorum geceden. Gerçi henüz cırcır böceklerinin sesini duyamadım ama olsun, gelirler pek yakında, az kaldı. Selam vermeden yanından geçtiğim her ağaç için üzüntü duyuyorum. Durup sevmeliyim onları. Yakında uğur böcekleri de çıkar piyasaya. Ya kelebekler, onları nasıl unuturum!
Uzun, karanlık bir kıştan henüz çıktık. Kulak veriyorum, gece yarısı dalların, toprağın çıtırtısını duyuyorum. Esneyerek geriniyor toprak ana derin bir uykudan uyanmanın mahmurluğu içinde.

Kolay değil tonlarca karın ağırlığını taşımak uzun zaman. Ama dostlar kar ve toprak, buna eminim. Çünkü karın altında dip diri, tap taze kalabilmiş yedi tane hercai menekşeyi öptüm bu sabah… Yedi güzel mavi hercai… Çiğ damlası değdi dudaklarıma…
Kışın güneşsizlikten artan melankolik hallerimiz yerini neş’eye ve iyimserliğe bırakmaya başladı bile. Bu iyimserlikle yapacak çok iş var bir bahar sabahı. Temizlenmek, tazelenmek, zamanıdır şimdi. Bahar temizliğine kendi içimizden başlamalı belki de. Daha önce yapmadığımız birçok şeyi yaparak.
Selam vermekle başla mesela tanıdığına tanımadığına, ne kaybedersin?
Havalandır rutubetli köşelerde tıkılı kalmış hayallerini.
Kış boyunca kurumuş, kabuk bağlamış yaşama sevincini yeniden canlandır.
Bulduğun her saksıya birkaç tohum ek. Yeşerdiğini görmekle mutlu olursun.

Evinin, işyerinin bahçesine, geçtiğin yol kenarlarına, fidan dik sahiplenmeden. Sadece senin değil herkesindir ağaçlar.
Yatağından kalktığında, seni bahara ve sabaha eriştiren Rabbine şükret.
Sokağa at kendini erkenden, güzelim bahar rüzgârını hisset yüzünde.
Uykuda ziyan etme sayılı nefesleri, yaşanmış sayılmaz çünkü uykuda geçen zaman. Korkusuzca bak aynalara. Gördüğün her çizgi yaşanmış baharlardır.
Gülümse…

Gülümse kendine ve herkese. Kediye, köpeğe, kuşa, ağaca, toprağa…

Ve insana…

Bildiğin bütün şarkıları söyle yüksek sesle, varsın herkes duysun, varsın deli desin! Ne çıkar!
Olabildiğince hoşgörülü ol, olabildiğince pozitif, unutma, üzülmen, üzüldüğün şeylere çare değildir. Bu yüzden, bütün olumsuz düşüncelerinle vedalaş.
Önce sen selam ver,
Önce sen gülümse,
Önce sen uzat elini sevgiyle!
Ve sev… Önce kendini, sonra herkesi, her şeyi.
Nasıl olsa geçiyor ya ömür, bari sevgiyle geçsin. Sevgiyle geçecek olduktan sonra varsın bitsin.
Şimdiyi yaşa, bu günü, şu dakikayı. Etrafına bak, güzelliklerini gör yaşadığın şehrin ve insanların.
Çocuk gözleriyle bak dünyaya, merakla, heyecanla, neşeyle. Keşfetmediğin ne güzellikler var göreceksin!
Haydi, şimdi at kendini sokağa, kaldır başını sonsuz maviliğe, bulutları gör…

Sonra kapat gözlerini, kuşları dinle.

Ve aç ellerini dua eder gibi. Güneşten bir parça konacak avuçlarına.

Hisset o sıcaklığı.

Ve aşkı…

Ve umudu…

Ve hayatı…

Bütün zerrelerinde hisset…

Gördün mü? Bahar her yerde…

Bahar yüreğinde…

 

Yazar Hakkında: H. Neşe KOÇAK

Hüzünlü Hikayeler

Hüzünlü hikayedir eski bir eşyanın söyledikleri. Atmaya kıyamadığım sayısız eşya, kimine göre...
Devamını Oku