Onu Bildin Mi?

Yazar Hakkında: Gökhan GENÇ

Kal Dersen Söylerim

Okullarda kompozisyon yazardık; ilkokulda aile ve masallar, ortaokulda hayaller, lisede aşklar üzerine....
Devamını Oku

“Peki sen bir çocuğun büyüyeceğini görememek ne demek, onu bildin mi” der o harika sahnede.
Bazı filmler vardır her insana farklı etki eder. Bazı filmleri onlarca kez izlenir. Bazı sahnelerin özel hayranı vardır ve yüzlerce kez izlersin. Ben de o filmi onlarca, o sahneyi yüzlerce kez ağlayarak, yutkunarak izledim.
Bir çocuğun büyüyeceğini görememek zordur. Göremeyince bir ayak aksak olur. Görememek, en mutlu olduğunu düşündüğün anda yarım yamalak gülmek demektir, herkes mutlu sanırken içinin yangın yeri olması demektir.
Belki ölüm ayırmadı bizi filmdeki gibi lakin eksik kaldık sen benden, ben senden…
Filmde devam eder; “yeni kitaplar yazılacak okuyamayacaksın, yeni filmler çekilecek izleyemeyeceksin, sevdiğin bir şarkıyı bir daha dinlemek isterken dinleyemeyeceksin, bunlar kolay alışır insan ama onu büyürken izleyememek, yanında olamamak”. Bu hissiyatı sadece ölüm yaşatmıyor. Ne demiş şair “Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi”. Öyle oldu, ölüm gibi bir şey ayırdı bizi birbirimizden ama kimse de ölmedi çok şükür, sevgili kızım. Sadece aşıklar ayrılmaz…
Yeni kitaplar yazılıyor adamakıllı okuyamıyoruz birlikte. Yeni filmler çekiliyor beraber izleyemiyoruz ağız tadıyla. Sevdiğim şarkıları sen de dinle diye not ediyorum biriktiriyorum ben yaşlara gelince sen de dinle diye. Bunlar dert değil alışıyor insan. Ama seni büyürken izleyememek ve yanında olamamak bana ölüm. Her gördüğümde büyüdüğünü görmek hiç iyi bir his değil. Bir çocuk için “Nasıl büyüdü, anlamadık” derler ya anlamamak ne güzel olurdu ama ben büyüdüğünü anlıyorum her gördüğümde.
Sevmek isteyip de başkalarının çocuklarını sevememek ne zor, hele bir de mesleğin öğretmense. Kimi sevmeye kalksam, onunla oynamaya yeltensem gözlerimde sen varsın. “Baba ben varken neden onunla vakit geçiriyorsun” diyor bakışların. Oysaki kimseyi ne sen kadar sevdim, ne de sen kadar sevebilirim. Sen benim canımdan parçasın. Hangi ağlayışında içim erimedi ya da hangi hastalanışında nefesim düğümlenmedi…
Bir de telefonda konuşmayı sevmeyişin var. Ben de sevmiyorum bilirsin. Ama her gün konuşmak istiyorum seninle. Neler yaptığını bilmek ve kaçırmamak istiyorum.
Bugün seni aradım. Sıradan bir konuşmaydı. Sonra seni rüyamda gördüğümü anlattım. Hemen merak ettin. Sımsıkı sarmıştım rüyamda. Ballandıra ballandıra anlattım. Birden sesin değişti, sıradanlıktan çıktı, mutlu oldun. Bunu hissetmek bile ne güzel hayal edemezsin! Sonra seni sevdiğimi söyledim, cevap vermesen de nefes alışverişinden bana olan sevgini anladım. Hangi filmde bu kadar tatlı gizem olur? Nefesinden anlarım ben ruh halini. Yanı başımda uyuyunca az mı dinledim nefesini?
Anladım ki ne gidenin önünde durulabiliyor kızın dahi olsa, ne de kalbinden gidebiliyor. Gitme hep yanımda kal benim dağımda. En yüksek tepelerim senin, en düz ovalar senin, yaylalardaki oksijen senin. Kocaman baban var inan, güven onun kocaman gölgesi senin.
Sağlığınız yerindeyse görün sevdiklerinizi büyürken, yaşlanırken. Hislerini görün, saçının beyazlanışını ne bileyim saçının döküldüğüne şahit olun. Okulu bitirdiğinde, emekli olduğunda, eve ekmek götürürken görün, yaşayın sevdiklerinizi geç olmadan…

Yazar Hakkında: Gökhan GENÇ

Kal Dersen Söylerim

Okullarda kompozisyon yazardık; ilkokulda aile ve masallar, ortaokulda hayaller, lisede aşklar üzerine....
Devamını Oku

1 Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir