Sessizliğe Selam

Yazar Hakkında: Dr. Yavuz Sezer OĞUZHAN

Güzel Şehirler

Şehirler, bağrında barındırdığı insanların kokusunu taşırlar. İnsanlar da yaşadıkları şehirlerin izleri olurlar....
Devamını Oku

Sessizlik size neyi çağrıştırıyor bilemem ama benim için büyük bir erdemdir her zaman. Bazı öğretiler bunu bir erdem olarak kabul ettiği için değil, ruhum böyle istediği için. Kendimi daha rahat hissettirdiği için. Bundan dolayıdır ki, sessiz-sakin bir yapım var.  Ne kadar eleştirilsem de,  zaman zaman ne kadar korkaklıkla suçlansam da anladım ki sükût, insanın kullanması gereken en etkili silah.

Hiçbir zaman büyük kavga ortamlarına girmedim. Karşıt fikirlere sahip olanlarla kerelerce beraber oldum. Hepsinden bir şeyler öğrendim. Hiçbirisinde çok konuşarak sözümün kıymetinin kaybolmasına izin vermedim. Kısa ve özlü konuşmayı tercih ettim. Bazı arkadaşlarım, tartışmalarda suskunluğumu korkaklıkla bir tuttular hep. Sonra kaçıp gittiğimi bile düşünenler oldu. Fakat anlatamadım onlara. O öfkeyle insanın ağzından kötü bir söz çıkabileceğini dolayısıyla bunun dönüşünün mümkün olmayacağını, sonradan üzülebileceğimizi, sakin kafayla daha iyi düşünebileceğimizi anlatmaya çalıştım. Anlatamadım. Kimsenin kalbi kırılsın istemiyorum çünkü. İleride ‘keşke’ demek istemiyorum çünkü. Şuna şükrediyorum ki; bu işi yapmam gerektiğini düşünerek sükûta bürünmüyorum. Bu durum, tamamen güdüsel bir reaksiyon.

Çocukluğum da böyle geçti. Az konuştuğum için bana neler dendiğini çok iyi hatırlıyorum. Hakarete varan ifadeler yol aldı kulaklarıma. Ama yine sustum. Zira savunulacak bir durum da yoktu ortada. Ortada bir suç yoktu ki. Akranlarım, daha fazla konuştukları için böyle bir durumla karşılaştım pek tabi ki. Ne de olsa konuşmak, sosyalliğin en büyük kanıtıydı! Çevresinde nadir konuşan ama bildiklerini paylaşmaktan da çekinmeyen bir portre çizdim hep. Şimdi de farklı bir durumum yok. Konuşuyorsam da boş konuşmaktan hayâ etmekteyim.

Çok sonraları, hayranı olduğum, içine daldığım ve hiçbir zaman çıkmak istemediğim hayat felsefelerinin sessizlikle nasıl bir bağ içerisinde olduklarını öğrendim.  Sükûtun ne kadar önemli olduğunu öğrendim. Önce farkında olmadan pratiğe döküp uyguladığım sonra da teorilerde de sesini duyduğum bu gücü damarlarımda hissettim. Beni etkileyen tarihi karakterlerin,  çok büyük takdirle andığım bazı kahramanlarımın, sessizlikten nasiplerini çokça aldıklarını hayret ve mutlulukla okudum ve öğrendim. ‘Yakın arkadaşlarım’ dediklerimden birçoğu bu özelliği taşıyor. Daha az konuşan kimseler bana daha yakın geliyor. Zira konuşmalarında bir öz vardır. Sessizliklerinde de bir sır.

Bazen susmak, en derin, en isabetli, en iyi, en güzel ve en büyük yanıt olur. Ruhun dinlenmesinde tek büyük unsur olur. Haksızlıklara karşı suskun davranmak değildir söylemek istediğim. Gereken cevap öyle ya da böyle verilebilir. Haksızlıklara izin vermek bir suçtur ne de olsa.

Doğu felsefesinde bu durumun önemi açıkça ifade edilir(Batı’da da önemi vardır ama ya Doğu’nunki kadar değildir ya da belli etmezler. Ama sonuç itibariyle Doğudakiler kadar uygulamazlar.). ‘Susmak, kendini gerçeğin hizmetine veren kimsenin ruh disiplini içindedir.’ der Mahatma Gandhi. Kızılderili Apache Kabilesi, bu durumu bir çeşit dua olarak kabul ederek ibadetin kendisi olduğunu belirtir.

Uzun lafın kısası; susmak, çoğu zaman konuşmanın da savaşmanın da en etkili yoludur. Hayatın insana vereceği bilgelikle beraber en etkili silahtır bazen. Yani bir korkaklık alameti değildir hep.

“Şayet ‘Sessizlik nedir’ diye sorarsanız, şöyle cevap veririz: “Sessizlik, Yüce Ruh(Tanrı)’un sesidir.”

Sessizliğin meyveleri nelerdir?” diye sorarsanız ise şöyle cevap veririz: “Kendine hâkim olmak, gerçek cesareti temsil eden metanet, sabır, ağırbaşlılık ve saygı.’”

                                                                                                                Kızılderili Sioux Kabilesinden Reis Ohiyesa

      Sessizliğe boğulup, nasiplenmek dileği ile…

Bu içeriğin etiketleri
, ,
Yazar Hakkında: Dr. Yavuz Sezer OĞUZHAN

Güzel Şehirler

Şehirler, bağrında barındırdığı insanların kokusunu taşırlar. İnsanlar da yaşadıkları şehirlerin izleri olurlar....
Devamını Oku