Konfor

Yazar Hakkında: İhsan KUTLU

Ne

Bir sınıf dolusu öğrenci ilk ders gününün heyecanıyla okula gelmişti. Kampüsten içeri...
Devamını Oku

Konfor meraklısının tekiydi. Sadece maddi şeyler için geçerli değildi bu; hiçbir şeye karışmak, kimseyle gereksiz yere muhatap da olmak istemezdi. Kimsenin kendisini bulmasını da istemezdi haliyle. Onu bulmak çok kolay da değildi.

Yeri belliydi aslında ama. Kimse onu çıkartmak istemezdi. O, öyle iyiydi. Ya da öyle zannediyordu.

Kapısı hep kapalıydı. Nereye varacaktı sonu, bilmiyordu. Kapısı açık olanların ise nereye varacağını sorup duruyordu.

Kendilerini özgür zanneden insanlarla dalga geçmekten alıkoyamıyordu kendisini. Bir şey için bir şey yapanlar özgür olabilirler miydi ki? İşte mesele ne için yapıldığıydı. Kişi kendisi için bir şey yapsa bile en azından kendi için yaptığından dolayı yine özgür değildi. Kendini özgürleştirme çabası mahkumiyetin tesciliydi.

Kendisi en azından farkındaydı. Bir şey değişmese de farkındaydı. Bir tavırla fakındaydı. Onu görenler özgürlüğün olmadığını anlasalar yeterdi. Bu durum, fark edenleri rahatsız ediyordu. O yüzdendi kimseyle arasının olmaması da. Kendi kendinin mahkumu ve gardiyanıydı.

Fildişi kulesi onun hapishanesiydi ve ince ince ahkam kesiyordu oturduğu yerden. Çok titizdi bu işi yaparken. Usta bir aşçı titizliğiydi bu. Her gün güzelce yemekler yapıp beklemeye devam ediyordu. Çünkü en konforlusu buydu.

Yazar Hakkında: İhsan KUTLU

Ne

Bir sınıf dolusu öğrenci ilk ders gününün heyecanıyla okula gelmişti. Kampüsten içeri...
Devamını Oku