Acıyla Vals

Yazar Hakkında: Gülay Elbi Pekcan

Hatırlanmak İçin Unutulmuş Şair

Kendimi dışarı attım. Yürüyorum, yürüyorum. Yolum belli değil, gideceğim yer kesin değil....
Devamını Oku
Aslında hepimiz acıyla vals ederiz, önemli olan doğru adımları atmaktır.

Duygularımız ayrılmaz parçalarımız. Acı aslında ne demek? Acıdan kaçabilir miyiz? Ne kadar çok anlamda kullanıyoruz acıyı… Kimi zaman fiziksel acı olarak, kimi zaman düşünce olarak, kimi zaman ruhumuzda hissediyoruz. Hissettiklerimiz her ne kadar değişken olsa da bazı hisler daha uzun süre bizimle kalıyor. Şöyle bir düşünürsek bazılarımız acıları bazılarımız mutlulukları heybesinde taşıyor. Acı aslında ne demek? Acı kaçamadığımız bir duygu diyebilir miyiz?

Ne kadar çok anlamda kullanıyoruz acıyı…

Kimi zaman fiziksel acı olarak, kimi zaman düşünce olarak, kimi zaman ruhumuzda hissediyoruz. Acı kendimizdeyse üzüntü, korku ya da öfkeyle karşılık buluyor. Başkasının acısını ise empati ile hissediyoruz. Bu yüzden onlar için endişeleniyoruz. Öyle bir yönetmen düşünün ki bütün acıları tek bir filmde toplamış. Lars von Trier acıyı iliklerinize kadar hissettiğimiz Karanlıkta Dans filmiyle seyircilerini ağlatıyor. Bir müzikalde hiç ağladınız mı?  Şimdiye kadar izleyenler eminim ki evet dercesine iç geçirdi. İzlemeyenler ise müzikal ağlatır mı diyecektir. Björk Guðmundsdóttir muhteşem oyunculuğu ile Selma karakterini canlandırıyor. Doğal seslerin kullanımı ve acının müzikle birleşmesiyle bu film sizi karanlığın en dibine sürüklüyor. Karanlığa gömülen Selma çıkmazların içinden çıkmak için varını yoğunu ortaya koyuyor. Çünkü bir anne olarak çocuğunun hayatını kolaylaştırmak istiyor. Onun da kendisi gibi karanlığa gömülmesini istemiyor.

Trier, acıyı müzikalin sözleriyle harmanlıyor. Kendine yarattığı dünya ile acılarından kaçıyor Selma. Farklı yerlerde buluyor kendini… Hayata dört elle sarılıyor. Fakat çevresindeki eller onun hayatına dalıp sahip olduğu tek şeyi, oğlunun geleceğini almaya katlığında içindeki acı tüm gücüyle dışarı çıkıyor. Son nefesine kadar acıyla yüzleşiyor, acıyla savaşıyor. Ne yazık ki Karanlıkta Dans bildiğimiz müzikallerden değil. Mutlu sonla seyircisine veda etmiyor. En derin korkularla bir kadın olarak, bir anne olarak, bir göçmen olarak savaşan Selma’yı hafızalardan silemeyeceği şekilde bir sonla karşılaşıyor seyirci. Belki bazılarımız Selma gibi karanlıkla savaşıyor.

O yüzden unutmayalım ki her acıyla yükselen karanlığı aşacak umutla gelen aydınlığı vardır. Delikten sızan bir ışık bile geleceğe adım atmak için bir amaçtır, bir sebeptir. Her acının ardında bir hikâye vardır ama o hikâyede acıyı unutmanızı sağlayan umutlar, sevinçler de vardır. O yüzden acıyla en dibe inildi bile şunu unutmamalıyız. Gece gündüze, karanlık aydınlığa, acı mutluluğa dönüşebilir.

Yazar Hakkında: Gülay Elbi Pekcan

Hatırlanmak İçin Unutulmuş Şair

Kendimi dışarı attım. Yürüyorum, yürüyorum. Yolum belli değil, gideceğim yer kesin değil....
Devamını Oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir