Ses

Tık tık tık… Gözlerimi zar zor aralıyorum. Zihnim bölük pörçük bir uykunun izleriyle uyuşuk. Bedenim darmadağınık. Ruhum; bitmeyen öfkesinin yanına bir de merak illeti…

Şaziye

Önce limoni, safran, ıhlamur… Ardından altuni, kavuniçi ve nicesi… Envaiçeşit sıcak tonun yan yana, kucak kucağa, iç içe geçişini keyifle izliyordu ikindi. Karşıda tüm…

Boş Sandalye

-Rahmetli dedem Alaaddin Uzun’un aziz hatırasına…-  Yürüyorsun. Tık tık tık… Ayak seslerin vurgulu, ağır, sahiplenici. Zaman durgun ve hırpalanmış. Sonra sen… Adımlarınla bir ömrü…

Bir Çorba Hikayesi

­Mutfaktayım. Her günkü gibi bugün de “ne pişirsem” klişesinin ortasında, yemek yapma derdindeyim. Buzdolabını açıp ufak bir yoklama alıyorum. Domatesler, biberler, bir kilo kadar…

Asalet

Tam bugün bu saatte. Evet evet o kadar iyi hatırlıyorum ki. Öğleden sonra beşe yirmi kala. Tam olarak böyle sözleşmiştik. Peki o zaman neden…

Bilmece

Uzakta çook uzakta, bilinmeyen bir noktada… Tam ortada, giderek büyüyen bir acıyla duruyordu zaman… Kesik bir baş gibi can çekişen her ruh, bedenini arıyordu….

Ruhum Kök, Sözüm Dal

­ Hiç, bir ağaca benzemeyi düşlediniz mi?Çeşidi,boyu bosu,yaşı falan fark etmez.Bir meyve ağacı da olabilir iğne yapraklı bir çam türü de. İşte ne bileyim?…

Kağıttan Boşluk

-Hadi gelsene! İşte yine o ses.Bir fısıltı halinde yalayıp geçti kulaklarımı.İnce,coşkulu,davetkar…Kimdi, daveti kimeydi irdelemedim önce. Üstüme bile alınmadım.Zira gömüldüğüm yatağın içinde kıpırdamaya hiç niyetim…

Duvarlar ve Kanatlar

1- Bir zamanlar yeryüzünün bilinmeyen bir yerinde uçsuz bucaksız, karmakarışık bir labirent krallığı varmış. Bu krallıkta pek çok hayvan birbirinden bağımsız yaşar; uzun taş…

Kaçış

Uzun, koyu, boğucu bir karanlık. Yol boyunca akıp giden,nerede başlayıp nerede biteceği kestirilemeyen bir siyah… Gecenin hâkimiyetinin zamanı kavrayıp, gözle görülür her bir şeyin…