Beklenti…

Yazar Hakkında: Kemal AYBATAN

E-İroni

Kendimi ve yaptıklarımı sorguluyorum bu Covid-19 karantinasında: Bugün Anneler Günü!!! Anneler gününde...
Devamını Oku


Hayatınızdaki güzellikleri ve başarıları başkalarıyla paylaşma isteğini hissettiğiniz anlar oldu mu hiç? İçinizden “Evet, hissettim” dediğinizi duyar gibiyim. Mesela, ilk karnemizi aldığımızda, yapmış olduğumuz resmi öğretmenimize göstermek istediğimizde, bir sınavı geçtiğimizde, okulu bitirdiğimizde, yeni bir işe başladığımızda, evlendiğimizde, çocuk sahibi olduğumuzda vb. hep paylaşma isteği hissetmişizdir. Peki, bu paylaşma isteğimizin ardında yatan sebep nedir?

İnsanoğlu, yapmış olduğu güzel çalışmalarda sevdikleri tarafından desteklendiği zaman kendini daha iyi hisseder ve takdir edilmiş olması kendisini daha da azimlendirir. Çünkü kalbinde bir umut ışığı belirir. Hele hele annesi ve babası tarafından olduğu gibi kabul edilmiş ve desteklenmiş ise, işte o mum alevi kadar olan ışık kocaman bir projektör olma yolunda ilerler. Ve biliyor musunuz, o ışığı yaymak ve anne-babanın desteğine ihtiyaç duymak için çocuğunuzun kaç yaşında olduğu önemli değildir. Çocuk, o desteği ailesinden her zaman bekler ve o destek ne kadar kuvvetliyse çocuk o kadar başarılı olur. Çocuklarınız karşınıza geldiğinde sizin gözlerinizin içerisine bakarak baba-anne; “Bak ne yaptım” diye bir ifade kullandığı zaman fırsatı yakalamışsınız demektir, işte tam o an çocuğunuzla ilgilenme ve onu kazanma vaktidir sizin için. Peki, nasıl olacak bu kazanma işlemi?  O an hayati öneme sahip bir şey ile uğraşıyorsanız eğer; “Aferin evladım, şu an önemli bir iş üzerinde uğraşıyorum, elimde olan şu işi bitirir bitirmez bana bu yaptığın hakkında biraz daha açıklama yapmak ister misin? Çünkü ben seni gerçekten dinlemek ve ne yaptığını bilmek isterim” demeniz çocuğun gözlerindeki heyecanın parlamaya devam etmesinde etkili olacaktır. Eğer çok önemli bir iş üzerinde uğraşmıyorsanız ve televizyon izliyor, sosyal medyaya göz gezdiriyor ya da eften püften bir geyik muhabbeti yapıyorsanız, ilgilendiğiniz şeyi bırakıp da çocuk ile ilgilenmeniz çocuğun size ve kendisine karşı olan güvenini artırdığı gibi daha başarılı olmasına da sebep olacaktır. Çünkü, umudun sevgi ve güven duygularıyla paralel ilişkisi söz konusudur. Sevginin ve güvenin olduğu yerde umudun da yüksek olduğunu görebilirsiniz. Birbirleriyle bağlantılı olan bu hisler, büyük işler başarmak isteyenler için çok önemlidir. Amaaa, çocuğunuzla ilgilenmiş gibi davranıp göz ucuyla “aferin” deyip de yapmış olduğunuz şeye geri dönerseniz, çocuğunuzun da size bir daha geri dönmesini çok bekleyebilirsiniz. Daha sonra çocuğunuzla aranızın daha iyi olması için ya da çocuğunuzun var olduğunu düşündüğünüz problemlerini çözmek için profesyonel yardım almak adına etrafta dört dönersiniz.

Ya da yetişkin bir çocuğunuz varsa ve sizinle yapmış olduğu güzel çalışmaları paylaşıyorsa, bunun birkaç nedeni vardır mesela;

Kedisine yeterince değer verdiğinizi hissetmemiştir ve bu nedenle kendisini sizin karşınızda değerli hissetmek için kendisini ispatlama çabası içerisine girmiştir.

Veya kendini değerli hissediyor olabilir ama yapmış olduğu o çalışmayı sizinle paylaşması aslında size verdiği değerin bir göstergesidir. “Ben, sizin evladınızım. Beni yetiştiren de sizsiniz dolayısıyla bu başarı aslında sizin başarınızdır” diye düşünerek kendinizle gurur duymanız için de sizinle paylaşmış olabilir.

Belki de ardında hiçbir şey aramanıza da gerek yoktur, sadece sizi sevdiği için sizinle paylaşmayı istemiş de olabilir.

Ya da sadece sizin tarafınızdan takdir edilmek istemiştir.

Psikolojik olarak insanın doğasında umutlanma eğilimi bulunmaktadır. İşte bu eğilim, insanı harekete geçiren ayakta tutan güçtür. Çocuklarımızın başarılarını takdir ederek onları daha başarılı olmaları için umutlandırırız. Umudu olan kişiler kendilerini harekete geçirebilir ve geleceği için hayaller kurarak bir anlam arayışına girebilir.

“Çünkü umut düşünceden daha büyüktür; geçmişin olumsuz düşüncelerinden ve hatta şimdinin birikmiş düşüncelerinden bile daha büyüktür. Bir umuda tutunmak size düşünce üzerine yükselme amacı ve gerçekten önemli olan konuya dayanarak hareket etme gücü verir. Savaş esirlerinin hayatta kalmasını sağlayan prensip (duygu) budur. Araştırmalar, başarılı çocukları güdüleyenin de bu olduğunu göstermiştir.” *

İşte bu nedenlerledir ki, çocuklarımızı, eşimizi, anne-babamızı, arkadaşlarımızı, kısacası değer verdiğimiz herkesi başarılarından dolayı yürekten takdir etmek; onlara umutlarını tazelemeleri için destek olacak ve onların bizlere olan güven duygularını pozitif yönde artıracaktır.

Umudumuzu artıran sevdiklerimizin değerini bilebilmemiz dileğiyle.

 

*Stephen R. Covey: Etkili Ailelerin 7 Alışkanlığı, Beyaz yayınları, 66. Basım. Sayfa:85

Yazar Hakkında: Kemal AYBATAN

E-İroni

Kendimi ve yaptıklarımı sorguluyorum bu Covid-19 karantinasında: Bugün Anneler Günü!!! Anneler gününde...
Devamını Oku