Belki Bir Gün

Yazar Hakkında: Pencere Dergi Arşiv

Unutuluşun Çöplüğü

Gözlerinde bir yabancı vardı şimdi. Kırk beş yıl boyunca her gün baktığı,...
Devamını Oku

Özgür olmak, herkesten, her şeyden uzaklaşıp yeni bir düzen kurmak istiyorsun. Şimdilik hayal ediyorsun bunu. Öyle kurulu, köklenmiş, rutinleri iyice betonlaşmış bu hayatı bırakıp üstelik tek başına yeni bir yaşama başlamak kolay değil. Bunu bildiğin için bu düşünce aklına geldikçe hem gergin hem de garip bir biçimde heyecanlı oluyorsun. Yüksek lisansı bitirme tezini tamamladıktan sonra sana önerilen “Üniversitede kal, asistanım ol” teklifini birkaç gün düşündükten sonra reddettiğinde çok istediğin ama canını çıkaracaklarını bildiğin o işin ön görüşmesi yapıldığında böyle hissetmiştin. Ha, bir de nikâh memurunun “Eş olarak kabul ediyor musun?” sorusunu duyduğunda köşeye sıkışmış gibi hissettin kendini. İçinde yaptığın seçimin ağırlığı… Daha çok defa böyle olmuştu; çünkü sen yerinde duramasan da hep arayış içinde olsan da zamanla sahip olduklarına sıkı sıkıya tutunuyorsun. Çevrende bildiğin insanlar, alışkın olduğun davranışlar, tanıdık eşyalar, sokaklar, binalar, dükkânlar, metrolar, yollar, soluduğun hava… Tanıdığın ve hatta tanımadığın bu şehrin insanlarının bilindik tepkilerine, hepsine alışıyorsun. Sevsen de üzülsen de bıksan da hayal kırıklıkları yaşasan da etrafındaki her şey, insanlar, nesneler, “güvendesin” diye fısıldıyor sana.

Geçen yaz tanıştığın kadın sana hikâyesini anlattığında çok etkilenmiştin. Kadının cesaretine, çalışkanlığına, hırsına hayran olmuştun. Yaklaşık yedi yıl önce İstanbul’da evini, arabasını, bütün eşyalarını satmış; daha önce yaşamadığı bu çok bilinen turistik yere gelmiş, yerleşmiş. Sekiz ay kiralık bir evde kalmış, sadece çevreyi gezmiş, keşfetmiş, insanlarla tanışmış. Bu arada hep merak ettiği ama yeteneği var mı yok mu bilmediği seramikle ilgilenmeye başlamış. Sekiz ayın sonunda ilçe merkezinin ara sokaklarında, üç katlı fakat küçücük, toplasan altmış metrekare olan bir ev satın almış. Evini yavaş yavaş düzenlerken, tadilatını tamamlayıp dekorasyonunu yaparken seramik kursuna da devam etmiş. Daha sonra da evinin giriş katına kendi minik atölyesini kurmuş ve ilginç tasarımlar yaparak Instagram’da bilinen biri olmuş.

Düşünüyorsun, acaba sen de yapabilir misin böyle bir şeyi? Her şeyi bırakıp giderken geride kalanlar olmadan devam edebilir misin? Doğup büyüdüğün, yetiştiğin, köklendiğin bu şehrin sunduklarına sırtını çevirebilir misin? Gece bile yaşayan, her zaman yapabilecek bir şey bulduğun, bir sürü seçeneği olan ve senin bunları sık sık değerlendirdiğin bu şehri bırakıp; sadece yazları birkaç ay canlı olan, geri kalan zamanlarda belki akşam altı yediden sonra istiridye gibi içine kapanan, uyumaya başlayan o küçük yerde yaşayabilir misin? Şehir sana kollarını sarmış —bazen nefes aldırmıyor—, sen ona sıkı sıkıya sarılmışsın, çok sevdiğin, çok iyi tanıdığın birine sarılmış gibi. Başkasına kaos gibi gelen bu şehrin düzeni seni her yerden kuşatmış. Yaşamını ters yüz etmek derler buna. Hazır olduğuna emin misin?

İşte bunları düşündüğünde elin ayağını bağlayan başka şeyler geliyor aklına. Annen, baban yaşlanmış; onları nasıl bırakırsın? Onları ziyaret ettiğinde nasıl seviniyorlar; sanki günlerce kimseyle konuşmamış gibi sana durmadan anlatıyorlar. Annen babanı çekiştiriyor mutfakta, baban annen odaya gittiği anda annenin onu nasıl üzdüğünü anlatıyor. Onlardan uzaklaşırsan kime rahat rahat içlerini dökecekler? Peki ya kızın? O da iki ay sonra doğum yapacak; o zaman yanında olman gerekecek. Belki sonrasında güvenilir bir bakıcı bulamayacak, senin destek olman gerekecek. Ve “gidemezsin” diyen, şu an aklına gelmeyen daha kimler var?

Sana yine hayalini kurduğun hayatları dinlemek ya da okumak düşüyor. Harekete geçemeyeceksin, onlar gibi yaşamayacaksın ama… Belki, bir gün neden olmasın?

Bu içeriğin etiketleri
, , , ,
Yazar Hakkında: Pencere Dergi Arşiv

Unutuluşun Çöplüğü

Gözlerinde bir yabancı vardı şimdi. Kırk beş yıl boyunca her gün baktığı,...
Devamını Oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir