Roman ve Okuru (3)

Yazar Hakkında: Yavuz Sezer OĞUZHAN

Adamdaki Kadın (2)

Nice şarkılar mırıldandı içinden adam. Dilinden ne şiirler dizdi. Hepsinin ortak noktası...
Devamını Oku

 

H: Fantastik ve distopik romanlar hakkında ne düşünüyorsun?

B: Fantastik romanlar, gerçeklikten uzak romanlardır. Amacı da okuru gerçek dünyadan koparmaktır. Gerçeklikten, hayatın kendisinden kopman bu dünyaya uyum sağlamanı zorlaştırır.

H: Belki de bir süre hayattan, gerçeklikten sıyrılmak istiyorum.

B: Hiçbir fantastik roman mitolojiden etkilenmemiş değildir. Mitolojilerin de tarihi ve kültürel alt yapıları vardır. Romanlarda bu altyapıları anlayamazsın.

H: İş yine roman haricindeki öğrenme yollarına geliyor yani.

B: Kesinlikle. Bir toplumun sosyolojik yapısı, sosyo-psikolojisi, değer yargıları, kültürel yansımaları, kutsalları mitolojiden çıkarılabilir.

H: Tamamıyla değil ama değil mi?

B: Elbette değil. Sadece izler taşır. Bu sayede toplumsal reflekslere birer referans olabilir.

H: Gerçeküstü olsalar bile mi?

B: Gerçeküstü olsalar bile. Toplumlar ya da milletler sadece yaşanmış ya da yaşanılası şeylerle değil olağanüstülük sergileyen efsane ve mitlerle de kimlik kazanırlar.

H: Sadece gerçekler yetmez mi ki?

B: Toplumu ya da milleti galeyana getirecek, heyecanlandıracak, coşturacak harçlara her zaman ihtiyaç vardır.

H: Peki ya distopik romanlar? Bu tarz romanlar bence insanın düşünmesine ortam hazırlar.

B: Haklısın. Belki de roman türleri arasında en okunası olanlar bunlardır. Fakat burada da söyleyeceğim sözler vardır.

H: Olmasa şaşardım.

B: Mesela herkesin bildiği George Orwell’in 1984 romanı. Her distopik roman da teorilere ve çözüm yaklaşımlarına dayanır. 1984 romanı İngiliz filozof ve teorisyen Jeremy Bentham’ın Panoptikon Yaklaşımı’na dayanır. Panoptikon’un kelime anlamı se “bütünü gözlemek”tir. 1984 eseri bu yaklaşımın sayfalarca kurgulanmış halinden başka bir şey değildir.

H: Bunu bilmiyordum. George Orwell’ın bu noktada özgün olduğunu düşünürdüm oysa.

B: Dahası var. 1984 romanı bana göre distopik romanların babası olan “Biz” romanından etkilenmiştir.

H: Babası derken?

B: Hem bilinen ilk distopik hem de en iyi kurgulanmış olan roman olarak…

H: Okumuştum. Beğenmiştim de.

B: Mesela bu romanda da Rasyonelleştirme Teorisi’nin ve Taylorizm’in izlerini görürsün. Ama sadece iz. Yevgeni Zamyatin bunları tam olarak yansıtmaz. Bu bakımdan özgünlüğü vardır. Distopyaya meraklı olanların bu eseri neden zirveye taşımadıklarına şaşarım.

H: Yeteri kadar bilinmemesini mi yadırgıyorsun?

B: Evet. 1984 kadar değer görmüyor maalesef.

H: Görmüyor. En bilineni o çünkü.

B: İşte bu yüzden Yevgeni Zamyatin ve Biz romanına haksızlık ediliyor.

H: Distopyaya da bir şey buldun yani.

B: Distopyaya değil, distopik romanlara. Distopya, insana lazım olan dünyadır.

H: Neden lazım olsun ki?

B: Bunun iki sebebi var. Birincisi; dünya, ütopyayla görülebilecek renkte değil. Ne de olsa güzellemeler bir yere kadar… Ütopyanın yanında distopya da yer alsın ki karma bir dünya olsun. İkinci sebep ise distopyanın ütopyadan daha “olabilir” olması. Yani gerçek olma ihtimali daha yüksek.

H: Ütopyalar gerçekleşemez mi yani?

B: Mümkün değil. Kardeşlik, hoşgörü, barış, dostluk, herkesin mutluluğu vs. insanın başarabileceği şeyler değil. Hiç olmamıştır ve olamayacaktır.

H: İnsan doğasında bunlar yok, diyorsun.

B: Milyarlarca insanın barış, refah, kardeşlik içinde yaşaması mümkün değil.

H: Galiba haklısın. Ama ben çok yoruldum. Son bir soru ve tespitle buradan ayrılacağım.

H: Hikâyeler peki?

B: Hikâyeler… Romanın çocukları… Bazıları roman yazamadığından bazıları ise romanın gereksiz detaylarında boğmamak ve boğulmamak için hikâye yazarlar. İkincilere saygı duyuyorum ama orada anlatılanlar için de kocaman bir “Bana ne” deme hakkımız var.

B: Tespitin neydi?

H: Roman hakkındaki düşüncelerinden dolayı çok tepki göreceksin. Biliyorsun değil mi?

B: Koskocaman bir “Kime ne…”…

 

Resim: The Novel Reader by Vincent van Gogh (1888)

Bu içeriğin etiketleri
, , , ,
Yazar Hakkında: Yavuz Sezer OĞUZHAN

Adamdaki Kadın (2)

Nice şarkılar mırıldandı içinden adam. Dilinden ne şiirler dizdi. Hepsinin ortak noktası...
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir