Öte

Yazar Hakkında: Yavuz Sezer OĞUZHAN

Mutluluk Denen Şey

Mutluluk nedir? Mutluluk denen şey, ulaşılması gereken bir hedef midir, hedefe giden...
Devamını Oku

freedom-3Yıkın fikir putlarını. Sonra ateşe verin yanmaz görünen kambur düzenin kalıntılarını.

Sınırların arasındayız nicedir. Ne zamandan beridir mi? Doğduğumuz andan beri sınırlarımız var bizim. Zaten hepimiz sınırlar arasında doğmuyor muyuz? Bir türlü yıkamadığımız duvarların arasında nefes almaya çalışırken sınırları aşmamamızı salık veren dünyada değil miyiz?

Toplumsal, kişisel ve kültürel sınırların koyduğu şekliyle nefes alıyoruz. Her bir sınırın esiri olmanın doğal bir sonuç olduğunu anladığım andan itibaren realiteler düşlerimi boğdu benim. İnsan, ne istediği dünyada yaşayabiliyor ne de yaşadığı dünyayı isteyebiliyor. O yüzden hep keşkelerin, düşlerin çocuğu olduk biz.

Bir çocuğun uçurtmasının dallara takılması gibiydi bizim de düşlerimizin sınırlara takılması. Hem bizim hem de dünyanın çizdiği sınırlara. O çocuk ağlar rahatlar da biz hep içimize pusar ağlarız.

Uçsuz düşlerin ardından elbette hayal kırıklığı olacaktır. Her kırıklık ayrı düş kurucudur aslında. Paslanmış, kokuşmuş şu dünyada hepimizin adil olduğu tek noktadır ne de olsa düş kurmak.

Kültür ve buna bağlı gelişen toplum sınırları, zihnin kullanım alanının kısıtlayıcı faktörler değil midir? Bireyin çektiği en büyük sancı işte buradadır. Fikir özgürlüğünün sınırlandığı bir ortamda herhangi bir ilerlemeden bahsetmek akıl dışıdır. Akıl dışıdır; çünkü ket vurulan aklın ta kendisidir.

Sınırlarımız var bizim, duvarlarımız var. Çirkin, tunçtan, yıkılması çok zor duvarlar. Hakkı haykıramayan, adaleti gösteremeyen, düşündüğünü söyleyemeyen, sevdiğini dillendiremeyen, istediğinde ağlayamayan, sorular soramayan kainat düzeninin içindeyiz. Yıkamıyoruz tunçtan duvarları. Bir gedik açacak bile mecalimiz yok.

Hep bir engel, hep bir mazeret… Kah inanç kisvesi kah gelenek rüzgarı… Oysa sınırsız düşünmekti hak. Oysa ne güzeldir uçsuz kullanabilmek aklı. Çünkü bir erdemdir bahşedilen bu eylemi yapmak. Düşünmek, sorgulamak ve savunmak…

Yıkın fikir putlarını. Sonra ateşe verin yanmaz görünen kambur düzenin kalıntılarını.

Aykırı olmak ve çomak sokmaktır yaptığın akıl yürütmenin sonucunda hakkında konuşulanlar. Haddi aşmaktır. Yani sınırları aşmak, zorlamak belki. Haddini bilmeyen kişi düşünen bir kişi ise bırakın da hadleri yıksın o insan.

Öyle bir haykırsın ki avazlar utansın. Haykırsın da isyanı duvara değip yüzüne çarpar. Ve yine sınırları aşamaz. Ve yine mağlubiyet yine keder.

Duvarlar asi bakışlar atarken yatağında rahat uyuyamazsın. Rüyaların kabus olur. Sükun bulacağın yârin bakışları sınırlarda can çekişir.  Ne ölür ne nefes alır. Yurt olmasını istediğin, “memleket” dediğin yer sana hep yabancı kalır. Ondandır memleketsiz olmak, ait hissedememek.

İşte hep bir sınır ve sınırları aşmak isteyen hep biz had bilmezler vardır. Bu ise kısır bir döngüden başka bir şey değildir.

Yine de

Yıkın fikir putlarını. Ateşe verin yanmaz görünen kambur düzenin kalıntılarını.

Yazar Hakkında: Yavuz Sezer OĞUZHAN

Mutluluk Denen Şey

Mutluluk nedir? Mutluluk denen şey, ulaşılması gereken bir hedef midir, hedefe giden...
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir