Camdan

Yazar Hakkında: Ahmet KIRMACI

Kısaca

Merhaba… Çok uzun zaman oldu. Yazdı, sonbahardı derken şimdi kış… Bahanem çok...
Devamını Oku

 

Zaten düşmezdi elinden sigarası. Bir de yağmur yağarken oturup cam kenarına, dalıp gittiği çok olurdu, gözüm üzerinde imrenirdim hüznüne. Odası aklından daha derli toplu, yerlerde birkaç mum, duvarlarında kızıl derili okları ve figürleri asılı, bir köşesinde antika bir radyosu vardı. Ne kadar hüzünlendirse de eski olan her şeye ait hissederdi kendini. Önündeki sehpasının üzerinde çakmak, sigara paketi yanında kül tablası onların yanında da en çok yer kaplayan en sevdiği şiir kitapları üst üste dizili durur, en üstünde de “sevda sözleri” olurdu. Açıp “cam” ‘dan şiirini okurdu defalarca kendini şairin yerine koyup koyup sesiyle canlandırarak kelimeleri.

 

 

 

 

Camdan

“İçki evinden çıkınca,

Camdan

Demin oturduğum yere

Baktım

 

Sigara paketimi

masada unutmuşum

sandalyede

tıpkı benim gibi

oturuyor boşluğum… “

 

Bir eli alnında

Benim gibi

Ama biraz daha mı hüzünlü?

Otururken de

Biraz daha mı çıkarıyor

Kamburunu?

Biraz daha mı benziyor babama?

 

Bir yaş büyüğüm babamdan

Ve rüzgar

Bir törendeki gibi

Çekiştirir durur

yağmurluğumu

…………….

…………….

(cemal süreya)

O masada oturan hep de kendine benziyordu. Sigara paketi, sandalyede oturuşu, içki evi her şey tanıdıktı ona. Her defasında cam kenarına oturduğunda bu şiiri mırıldanırdı ya da bir sigara yakardı dudaklarının arasında. Üstelik şiir dediğin sesli okunmalıydı ona göre, dudaklarıyla değmeliydi sevgiliyi öper gibi her heceye. Belki de sevdiği en yaslı şiir buydu diye düşündü birden. Bu defa giden bir sevgiliye değil kalan bir yalnızlığa, giden zamana tutulan yastı. Şiirdeki adam da kendi gibi melankolikti anlaşılan. Yasla melankoli aynı şey olmasa da bir adım ötesindeydi biri ötekinin.

Freud’a göre, kaybedilen sevgi nesnesinin ardından normal süreç olarak yaşanan yas süresinin uzayıp bitmemesiydi.” melankoli. Ben de böyle miyim gerçekten diye düşündü. Hep hüzünlü şiirler yazardı, sevdiği şarkılar hep yavaş olanlarıydı. En çok da geçmişi özlerdi şimdiyi sevse bile. Özlemeyi çok severdi. Ulaşmak istemezdi aradığı şeyi, bulduğunda bitecek endişesiyle.

Tesadüf bu, birden çalan şarkının gitarı okuduğu şiirle birlikte çınladı kulaklarında.

“Gitar kımıldadı mı zaman deliniyor,

Kimi sevsem sensin hayret!

Kapıların kapalı girilemiyor. “ derken Attila İlhan , ve melankoli diyordu radyoda Kayahan.

Dört yanımda uçurumlar/ paramparça bir hayat/ çıldırtan yalnızlıklar ve… melankoli.”

Bu içeriğin etiketleri
, , , ,
Yazar Hakkında: Ahmet KIRMACI

Kısaca

Merhaba… Çok uzun zaman oldu. Yazdı, sonbahardı derken şimdi kış… Bahanem çok...
Devamını Oku