Akıntıya Karşı

Yazar Hakkında: Gökhan GENÇ

Erik Durumu

Ahşap merdiveni yumuşak toprağa sağlam bassın diye gömüp yeşil yaprakların ve tek...
Devamını Oku

Zilin çalmasıyla dersten nasıl çıktığımı, hiç hatırlamıyorum. Arkadaşlarımdan biri topu aldı, diğeri sınıf kapısını açtı, montları giymeye vakit harcamamak için çıkarmamıştık bile. Günlerdir yağan kar okulun bütün bahçesini kaplamıştı. Yaptığımız kardan adamları kale direği yapıp iki sınıf her teneffüs hiçbir şeyi umursamadan tam bir kör dövüşü gibi karların içinde futbol oynuyorduk. Çoğu zaman bembeyaz olan top görünmüyordu bile. Kimin nereye nasıl tekme savurduğunu ayaklara gelen darbelerin inlemelerinden anlıyorduk. Nöbetçi öğretmenimiz “yapmayın, etmeyin” gibi nidalarını duyabilene aşk olsun. Birkaç hafta böyle geçti. Haftanın son günü o son teneffüste olanlar oldu. Kale ağzına yığılmış arkadaşlardan sekecek topu biraz kenarda sinsice bekliyordum. Zilin çalmasına da az kaldığına emindim. Bir anda kalabalıktan çıkan top bana doğru süzüldü ve ben de var gücümle kaleye vurdum. Herkesin bakışları altında gol oldu. Sevinçten koşarken bir arkadaşım beni yakalamaya çalışırken üzerime düştü ve herkes koşarak üzerime atladı. O zamanlar bu tür sevinçler görürdük gerçek futbol maçlarından. Üzerime kaç kişinin atladığını bilmiyorum, diğer sınıftan olanların da üzerimde sevindiğine eminim. Üç gün kendime gelemedim, her yerim ağrıyordu ama o golü atmanın sevinci günlerce yüzümden okundu…

 

O an acı bir şekilde anladım, mutlu anların bir bedeli var. Dünya alma verme dengesi üzerine kurulmuş bir fırıldak. Mutlu olmak için bir miktar da olsa ezilmek gerekiyor, bunu yaşamadan da bilemiyorsun gülebilmenin kıymetini. Zamanla yorulmuş bir bedenle ezilmeyi kaldıramaz hale de geliyorsun. Dünya’yı ya da kendi dünyanı da tersine çeviremiyorsun.

 

Yaşı ilerlemiş olanlar yaşıyor, biliyor ve anlatıyor çocuklara, gençlere ama herkes kendisi yaşayıp görmek, tabiri caizse, o eşekten kendisi düşmek istiyor. Hayat zor ve karmaşık kimine göre de aslında çok basit. Sevdiğim bir şarkıda der ki; “Dünya, inan ki bildiğin gibi değil, çocuk” ve devamında ekler her şey biraz da “akıntıya karşı yolculuk”tur.

 

Bu içeriğin etiketleri
Yazar Hakkında: Gökhan GENÇ

Erik Durumu

Ahşap merdiveni yumuşak toprağa sağlam bassın diye gömüp yeşil yaprakların ve tek...
Devamını Oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir