Çocukluğun Veda Mektubu

Yazar Hakkında: Esra Özger BOZLAĞAN

Bir Çorba Hikayesi

­Mutfaktayım. Her günkü gibi bugün de “ne pişirsem” klişesinin ortasında, yemek yapma...
Devamını Oku

Sevgili Dünya,
Bu mektubu sana ta uzaklardan, senin görmediğin göremediğin ya da daha kötüsü görmezden geldiğin bir yerden yazıyorum. Yüreğimden. Şaşırdın değil mi? Belki de güldün. Önemsemedin. Alaycı bir bakışla okuyorsundur satırları şimdi. Kim bilir? Evet kabul ediyorum. Ufak tefeğim. Hatta üzerime bassan ezilir giderim. Bu yazdıklarım da sana komik gelebilir.Bu mektup kaderi meçhul olarak fırlatılıp atılabilir de. Ama sevgili dünya birilerinin de artık acıyı daha görünür kılması gerekmiyor mu?
Adım, kimliğim, cinsiyetim ya da ırkım… Hiçbirinin bahsetmeye değer bir yanı yok. Tüm dillerde ve renklerde çocuğum ben. Hatırladın mı? Ya da ne çabuk unuttun?
Sevgili Dünya,
Bize bir şarkı ezberletmişlerdi. Öyle güzeldi ki… Söylerken sesimizin güneşe ve aya ulaşacağını hayal ederdik. O zamanlar seni öyle seviyorduk ki üzerine çıkıp sevgili dünya yazmak isterdik. Öylesine katıksız bir yaşam coşkusuydu işte bizimkisi. Hala öyle güzel şarkılar var mı, bilmiyorum. Varsa da artık onlarla hayal kuracak umudumuz kalmadı ne yazık! O büyük insan yığınlarının arasında çocuk olmak küçüldükçe küçüldü. Eğildik, büküldük.Zaten ufacıktık iyice ufalandık.
Sevgili Dünya,
Sen olsan inanır mısın hala masallara? Biz artık inanmıyoruz. Kandırıldığımızı anladığımızdan beri artık kimseye güvenmiyoruz. Senin için güvensizlik önemli bir koruma alanı olabilir ama biz çocuklar için büyümek demek. Hem de zorla. Bu dayatılan bir esaretten başka ne ki?
Sevgili …,
Bak sana artık isminle dahi hitap etmek istemiyorum. Kim ne demek isterse onu koysun üç noktanın yerine. Ben kelimelere değil onların ifade ediliş biçimlerine önem veriyorum. Her çocuk gibi söylenmeden anlatılan şeyleri daha iyi anlıyorum. O nedenle adının yerini bulacak her boşluk anlamlı benim için tüm çocuklar için. Peki ya bizim içimizdeki boşluk. O da senin için anlamlı mı Sevgili …? Neyse unut bu soruyu, sormadım say.
Sevgili Dünya,
Yine isminle hitap ettim bak sana. Hem de en nazik biçimde. Ama ruhumda yok ki kabalık. Hiçbir kötülüğün, öfkenin, kinin, nefretin olmadığı gibi. Senin için ya da senin yüzünden bile bozamıyorum kendimi. Düşün, sana rağmen kirlenmiyorum. Peki ya sen utanmıyor musun onca pislikten?
Sevgili Dünya,
O kadar çok acı var ki! Yazacak ,anlatacak olsam dermanım yok. Gücüm de yetmez. Fakat bu tonlarca acıyı çekenlerimiz var. Oysa körpe ruhlarımız ve minik bedenlerimiz yalnız oyun oynamak için yaratılmıştı. Bir de gülmek… Halbuki ne çok ağlıyoruz. Ne çok ölüyoruz.
…Dünya,
Sana artık ne sıfat takmak ne de seslenmek gelmiyor  içimden. Yoruldum. İşe yarayacağına da inanmıyorum hiç.Gidiyorum şimdi. Kendi çocukluğumdan gidiyorum. Bile isteye… Çünkü korkuyorum. Ve maalesef istemesem de büyüyorum.

Bu içeriğin etiketleri
, , , ,
Yazar Hakkında: Esra Özger BOZLAĞAN

Bir Çorba Hikayesi

­Mutfaktayım. Her günkü gibi bugün de “ne pişirsem” klişesinin ortasında, yemek yapma...
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir