Kaçıncı Dünya
byKahve fincanının kenarında kalan o kahverengi halka yine aynı yerde her sabah aynı suçluluk hissi gibi yapışıyor hayatıma. İnatçı, yorgun ve huysuz… Yatak sıcak…
Kahve fincanının kenarında kalan o kahverengi halka yine aynı yerde her sabah aynı suçluluk hissi gibi yapışıyor hayatıma. İnatçı, yorgun ve huysuz… Yatak sıcak…
Çünkü o ilk bütünlük, o mutlak tamlık hissi aslında çok kısa bir anın içinde saklı: Anne kucağında, henüz “ben” ile “öteki” ayrışmamışken, aynanın…
Sokaklarda gezerken üşüdüğünü fark etti. Halbuki tüm vücuduna yayılan bir ateşle uyanmıştı sabah. Onu yakmayan sadece ısıtan bir alevin ortasında kaldığını görmüştü rüyasında. Çok…
Etrafını saran alevlere doğru gittikçe kendisini dünyadan sıyrılmış gibi hissetmişti. Tehlikelerin farkında olmak ona doğru gitmeyi engellemeyecek kadar cazibeli görünürdü bazen. Seni çağıran aslında…
Gözlerini kapattı kendini kulaklığından gelen o eski nağmeye vermek için. “Bana esmeyi anlat” diyordu… Nasıl da severdi, tüm kasetlerini almıştı. O zamanlar telefon denen…
~İnsan, sözcükler olmadan düşünebilir mi? •Pek tabii ki düşünebilir çünkü dil gelişiminden önce düşünce vardı. ~Yani bana, düşünebilen insanın sözcüklere ihtiyacı yoktur mu diyorsun?…
Düşünceden ışık yapmak mümkün mü? Bu sorunun gücü ve güçlüğü ile düşüncelere dalmış beklemekteyim. Bir soruya cevap arayan, benim gibi ışığa kavuşmak için değişimler…
“Bizde anlamsız şiir denince, bir şey söylemeyen, bir şey anlatmayan şiir sanılıyor. Olur mu öyle şey! Bir şey anlatmamanın en kestirme yolu susmaktır.” diyor…
“Dünyanın hikâyesi toz ve gaz bulutuydu diye başlar bilirsiniz. Birazdan anlatacağım hikâyenin de başlangıcı akvaryumda bir balığı izlemekle başladı. Dünyanın oluşumunu ne kadar kavradıysanız…
-I- Gece ve gündüz. Karanlık ve aydınlık. Sessizliğin içindeki çıtırtılar ve gürültünün içindeki serzenişleri barındırır gece ve gündüz. Gündüz herkese, gece ehline fısıldar. Ehline…