Rok Atmaya Zamanım Yok
byKendi kendime cafcaflı şeyler söylemeden etkili bir giriş yapmak ne kadar zor diye düşünürken o kadar da önemli olmadığını fark ediyorum gibi bir yalanla…
Kendi kendime cafcaflı şeyler söylemeden etkili bir giriş yapmak ne kadar zor diye düşünürken o kadar da önemli olmadığını fark ediyorum gibi bir yalanla…
Hayatın hengamesi içinde kayboluyoruz. Hiçbir şeyin farkında değiliz. Ömür geçip gidiyor. Aslında çok kısa bir zaman dilimi olan, bizlere hiç bitmeyecekmiş gibi gelen hayatımızda…
Coşkunun, tezahüratın ve gürültünün ortasında sahnenin ortasında seyircilerin alkışları altında kayboldun. Herkes alkışlasın “Çok yaşa kral, çok yaşa kral!” Kayboldun ve yol senin için…
‘Kötülüğün bayrağı yükseliyor. Filippo Tommaso Marinetti’nin manifestosu, geçen zaman içinde kendine bir gerçeklik mi buluyor? Günümüzde gitgide yalnızlaşan insanın yarattığı toplum biçimi bencil bir…
Yaptığımız iş ve alışverişlerde başka insanların ölçüsüne, tartısına çok değer veriyoruz. Bir mal satın alacak olsak onu önceden almış birilerini bulup görüşlerini alıyoruz. İş…
Gerçekten aynaya baktığımızda göz göze geldiğimiz kişi gerçek hayatta yansıttığımız kişi midir? Ya da gerçekten aynaya yansıyan görüntümüz biz miyiz? Acaba göründüğü gibi olabilen…
Aynalarda yaşlanmış bir yüz… Ancak aynalara baktığında yüzündeki çizgileri görebilen bir adamın hikayesidir bu. Ne yaşarken çizgilerin esiridir ne de yaş aldığını kabullenen biri….
Ayinesi aşktır kişinin, lafa bakılmaz. Aşk odur ki; ne isen sen. Zira her ikisinin de güzelliği, gönül işçiliğinin inceliğinden… Özne değildir, yüklem değil; meyil…
Ben neye benziyorum? Ölene dek, yine bana benzer miyim? Beni öldüren ben miyim? Ben, olmasam da ölür müyüm? Önümde bir kırmızı bir de yeşil…
‘En uzak mesafe ne Afrika’dır, Ne Çin ne Hindistan ne seyyareler, Ne de yıldızlar geceleri ışıldayan… En uzak mesafe, iki kafa arasındaki mesafedir birbirini…