Kendi İçime Mektuplar-Yol

Yazar Hakkında: Esra Özger BOZLAĞAN

Boş Sandalye

-Rahmetli dedem Alaaddin Uzun’un aziz hatırasına…-  Yürüyorsun. Tık tık tık… Ayak seslerin...
Devamını Oku

Karanlık, karanlık,karanlık…Karanlıktan aydınlığa adanmış bir ruhun ufak çırpınışlarının hikayesidir yol…Mekan zifiri, zaman zifiri… Elerimde masum ateşler.İşte öylece yolun başında ,başucundayım. Hayata dair  tutturamadığım  ne varsa ucundayım. Yol karavana telaşların umutsuz hikayesi. Yol ucu bucağı görünmeyen bir dehliz. Yol daracık bir yutak. Hatırıma sığmayan onca cümlenin ardı sıra bekliyor yol ,akarak. Bir bilinmeyene doğru ,kendini tekrarlayarak. Onca karanlığa rağmen belki de işte bu çaba, bu aklanma telaşı korkutuyor beni. Ve yıkıyor .Kendi ruhumu yıkamak yerine yıkılmak. Duruyor düşünüyorum. Zaman bir deli sancı . İlerliyor. Önüme düşen parlak izlere bırakıyorum kendimi. Bir of çekip arkada kalan ıssız toprağa, kendi izimi bulmaya adanıyorum. Yol beni sarıp sarmalayan bir kucak. Sıcacık sarmalanmaktan ürperiyor üşüyorum. Düştüğüm bu sessiz kucaktan korkuyorum. Oysa şimdi bir sevda olmalıydı bu adımlar bana diyorum  . Dudaklarımda bir ıslık, belki mutlu türküler olmalıydı. Sonra kalbimde umut ve heves. Yeniliğe dair. Yenilemeye ve yenilenmeye. Almaya ve vermeye. Mutlu gözler görmeye. Mutlu beyinlere hükmetmeye. Öyleyse neden bunca azap diye soruyorum kendime. Tatminsiz ruhum düşüme giren karabasan. Ve işte bu ;mutmain olamamanın azabı…

Yazar Hakkında: Esra Özger BOZLAĞAN

Boş Sandalye

-Rahmetli dedem Alaaddin Uzun’un aziz hatırasına…-  Yürüyorsun. Tık tık tık… Ayak seslerin...
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir