Mağlubiyet Dergâhı

Yazar Hakkında: Salih Murat GÜRBÜZ

Başlamak

“Başlamak”, bir işe girişmek, harekete geçmek gibi anlamları içerirken; çalışır-işler durumda olmak,...
Devamını Oku

Şimdi güvercinler geçer üstünüzden,

Selâmsız, kavgasız, töresiz…

Acı rüzgârlarda saçlarınız savrulsun.

Işık düşünceli çocuklar, canım çocuklar!

Yenilginiz kutlu olsun!

Dilaver Cebeci (Şafağa Çekilenler)

 

Hayata dair çok sevdiğim ve kendimi anlamlı kılan şeylerden birisi de yazmak. Ve ben yazmak için zorlanıyorum. Konu bulamadığımdan ya da söyleyecek sözüm olmadığından değil. Peki, neden bilgisayarımın başına oturup bir türlü düşündüklerimi, yürek ağrılarımı, sükûtumu ya da haykırışlarımı yazamıyorum? Neden bu kadar nobranlığın içinde birkaç naif dokunuşla özenle seçilmiş latif cümleler ülkesine seyahat edemiyorum. Neden yazdıklarımla fiyakasız kimliğime aynada bakamıyorum. Yazmak karşındaki muhatabına söylediğin sözlerden çok daha öte kendine de ne söylediğinle ilgili ilintili bir halet değil mi?

Bu halimin suçlusu kim? Suçlu yorgunluğuna yenik düşmüş er kişi yani benim. Suçluyum çünkü suçumu bile bile lades olmuşum. Bazı şeyleri gerektiğinden çok düşünmekten bazı şeyleri de az düşünmekten kaynaklı bir garip halet içindeyim. Şifaya muhtacım ama şifacılar arayışı içinde değilim.

Yorgunluğa yenik düşmüş benliğimin ilacı duru bir kafa. O duruluğa ulaşmak için önce şifa bulmak lazım.  Ey şifa neredesin?  Biliyorum ki ne Siddhartha gibi bir nehir kenarındaki o sese kendini bırakıp hayatı anlamak mümkün ne de engin mavilikte Martı (Jonathan Livingston) gibi uçabileceğim bir gökyüzünde bir esirik bir rüzgârda mana… Egede emeklilik sonrasında yerleşilecek bir sahil kasabası mottosu ise bana çok uzakta bir köy. Gitmesek de kalmasak da o köyde siesta yapmasak da o köy bizim köyümüzdür.

Yüzleşmek şifa uman bir kalbe en iyi gelen şeydir. Karmaşalarını görmezden gelmeden, bir kenara atmadan yaşadıklarınla yüzleşmek.  Annem çocukken iki kolumu açtırıp bana ip çilelerini tuttur ve büyük bir sabırla çiledeki düğümleri çözerdi. O çiledeki düğümleri çözmek gibi sakin, usul usul birbiri arasına giren ve birbirine engel olan aynı renk ve dokudaki ipleri çözer gibi. Birbirini boğmadan birbirini kesip koparmadan ipleri çözer gibi yüzleşmek.

Yüzleşmek yaşını yaşıyorsa insan çok fazla zayiat vermeden çileyi çözmesi gerektiğini bilir. Hatası ile sevabı ile bir fani olduğunu, küçük dağları yarattığı sanrılarının en büyük sancıları olduğunu görür. Zaten biz yaşı büyüklerin en büyük çıkmazı büyük olduklarını düşünmeleri değil mi? Çocukların en büyük çıkmazı ise ne kadar büyük olduklarının farkında olmamaları.

En muhteşem anınız bir acziyette şekillenirken, sahte galibiyetler ve yenilgilerde oyuncak oynarız. Neden? Çünkü biz insanız. Oyun oynamayı severiz. Oyun bizle oynar bilmeyiz.

“-Stresli bir işi olanların veya zor kararlar verenlerin saçına ak düştüğünü sanırdım.”

“Artık bana öyle geliyor ki, insan, hayatının en muhteşem anının umduğu gibi muhteşem olmayabileceğini iliklerinde hissettiğinde ağarıyor saçı.”

Savaş Makinası Filmi Replik.

Yazar Hakkında: Salih Murat GÜRBÜZ

Başlamak

“Başlamak”, bir işe girişmek, harekete geçmek gibi anlamları içerirken; çalışır-işler durumda olmak,...
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir