Türk’ün Rengi

Yazar Hakkında: Mehmet EKİZ

Çayın Saati Mi Olur?

Bu milletin en sevdiği içecek olduğundan hiç şüphe duymadığım çayı ülkemize ilk...
Devamını Oku


Türkler tarihte bilinen ilk Türk devletinden çok öncesine dayanan bir renk sistemi kullanmışlardır. Bazılarını ifade edecek olursak kara kuzeyi, ak batıyı, kızıl güneyi, gök (mavi) ise doğuyu temsil eder. Kaşgarlı Mahmud meşhur kitabı Divanu Lugati’t Türk’te mavi rengin karşılığı olarak “kök” kelimesinin kullanıldığını bildirir. Bu kelime gökyüzü, hava, sema ve gök rengini ifade etmek için kullanılmıştır. Bu gün halen güzel dilimizde yaşayan “göğermek” kelimesi de gök rengini almak veya göğe doğru yükselmek anlamlarında kullanılmaktadır. Türkler İslam’dan önceki dinlerindeki yaratıcıya da “Kök Tengri” diyorlardı ki burada “kök” kelimesi hem göğü hem de yüceliği, ululuğu ifade etmekteydi. Gök kelimesi aynı zamanda körpe, genç, henüz hayatının baharında anlamlarında da kullanılır merhum Yunus bir şiirinin bir beytinde “Bu dünyada bir nesneye yanar içim göynür özüm; Yiğit iken ölenlere gök ekini biçmiş gibi” diyerek bunu en çarpıcı biçimlerden birine büründürmüş ve kullanmıştır. Gökçe/gökçek kelimeleri ki kaynağının gök olduğu şüphesizdir, gök rengi anlamına geldiği gibi “güzel” anlamında da kullanılır. Bu arada birkaç bilgiyi de araya sıkıştırayım mavi ve açık mavi boyanmış ortamların, verimliliği ve başarı gücünü arttırdığı, ayrıca insanların mavi renkle yazılmış yazıları daha fazla akıllarında tutabildikleri bilimsel çalışmalarla elde edilmiş verilerdir.
Mavi; güveni, sadakati, bilgeliği ve meşhur bir Türk destanına göre erdem ve adaleti temsil eder. Reşidüddin’in “Oğuzname” adlı eserinde Buqra Han ile oğlu Qorı Tegin arasında geçen bir olay anlatılır. Üvey annesinin iftirasına uğrayan Qorı Tegin’in suçlu mu suçsuz mu olduğuna karar verebilmek için “Div Kayası” adlı yüksek bir dağın eteğinde yer alan üç akar çeşme ve bu çeşmelerin beslediği üç ulu ağacın altında yatan ikişer “Mavi Ejder”in yanına bırakılarak sınanacağı anlatılır. Bu “Mavi Ejderler” suçluları hemencecik yerken masumların vücutlarında açılan yaraları dilleriyle yalayarak iyileştirmektedir ve böylece Türklerin içlerinden bir şahsın suçlu olup olmadığına veya bir suçun işlenip işlenmediğine karar vermekte güçlük yaşadıkları ya da karar veremedikleri durumlarda adaleti sağlamak üzere bu “Mavi Ejderlere” başvurdukları anlatılmaktadır. Vücudunda derin yaralar açılan ve gözlerine mil çekilen Qorı Tegin bu “Mavi Ejderler”in yanına bırakılır. “Mavi Ejderlerden” birisi gelerek onun gözlerini ve yaralarını diliyle yalar ve iyileştirir. Ve masumiyetini ortaya koyar.
Kutsal bir yönü olan “Mavi” gök, Gök Tanrının ve yüceliğin timsalidir aynı zamanda. Gök her daim önemli ve kutludur, Türklere her şey oradan gelir, kar ve yağmur ile bolluk, refah yine aynı vasıtalarla felaket. Dua ederken de yine ellerimizi göğe açarız mavi göklere. Yazının başında eski Türklerde doğu kutsaldır ve onu temsil eden renk mavidir demiştik Selçuklu ve Beylikler döneminde inşa edilen bazı camilerin cümle kapıları alışılmışın dışında kuzey yerine doğuya açılır. Yine destanlarda karşımıza çıkan ve Türklere yol gösteren kurt, gök yeleli kızılağızlı “Kök Böri”dir yani gök mavisi tüylere sahiptir. Ve son olarak birçok Türk devletinin bayrağında yerini alan mavi Doğu Türkistan’ı temsil eden bayrakta sembolleşmiş ve “Gök Bayrak” olmuştur yani tam olması gerektiği yerde mavi gökte…
Kilim için sayfa adresi: https://s-media-cache-ak0.pinimg.com/736x/91/e7/19/91e71938eca1d75541ed1632befdce46–museum-berlin-oriental-rugs.jpg
Tabak için sayfa adresi: http://www.turkkozmolojisi.com/2015/09/turk-selcuklu-seramik-tabak-12-13yy.html

Yazar Hakkında: Mehmet EKİZ

Çayın Saati Mi Olur?

Bu milletin en sevdiği içecek olduğundan hiç şüphe duymadığım çayı ülkemize ilk...
Devamını Oku