Deliler

Yazar Hakkında: Mehmet EKİZ

Çayın Saati Mi Olur?

Bu milletin en sevdiği içecek olduğundan hiç şüphe duymadığım çayı ülkemize ilk...
Devamını Oku

Merhaba saygıdeğer okur,

Yıllar önce Walter Ong’un Sözlü ve Yazılı Kültür kitabıyla tanışmamı sağlayan Selçuklu Göçerlerinin Dünyası adlı eserde okuduğum bir cümle “Kendi iç dünyasına göçenlerle, yerleşik hayata geçmeyen göçebelere bu durumu anlayamayanlar DELİ derler” diyordu bu sözcük yerine göre akıl dışı işler yapanlar, yerine göre topluma aykırı davranışlar sergileyenler, yerine göre de cesur, gözü pek davranışlar serdedenler için kullanılır bu yerine görelerin sayısı arttırılabilir de.

Bu yazının konusu olan “deliler” ise Osmanlı Ordusunda askerî bir sınıfın adıdır. İlk olarak XV. yüzyılın son çeyreğinde ortay çıktıkları çoğunluğunun 20-25 yaş arası özellikle Rumeli bölgesinde yaşayan gönüllü Türk gençleri arasından seçildiği ve savaşlarda ordunun en ön saflarında çarpıştıkları hakkında bilgiler vardır. Deliler XVI. yy.da Rumeli Beylerbeyi ile Semendere ve Bosna Sancak Beylerinin emirleri altında bulunurken XVII. yüzyılın sonlarından itibaren Anadolu’daki vezir ve beylerbeylerine bağlanmışlardır. Akıncılar gibi eyalet askeri statüsünde ki bu ocak mensupları savaş sırasında korkusuzca düşmanın üzerine gider hatta düşman saflarını geçerek içlerinden esirler ele geçirir ve düşman hakkında malumat elde ederlerdi. Ortalama altmış kişiden oluşan birliklerine “Bayrak” adı verilmiştir. Bayrakların bir kaçının birleşmesiyle meydana gelen askerî gruba “Delibaşı” kumanda ederdi. Bu gözü pek delileri diğer askerlerden ayıran özelliklerden bir diğeri de başlarına giydikleri kurt, sırtlan, pars gibi vahşi hayvanların postundan elde edilmiş kalpaklar ve aslan, kaplan, kurt veya ayı derisinden yapılmış elbiseleriydi. Sırtlarına bazen bir çift kanat taktıkları da olurdu. Bu iri yarı, cesur gençleri tasvir eden batılı sanatçıların gravürlerinde ellerinde tüylerle kaplanmış bir kalkan ve kartal tüyüne benzer bir tüyün kafa derilerine sapladıkları görülür. Mahmuzlu çizmeler giyerlerdi ve kendileri gibi atlarının örtüsü de arslan, kaplan ve benzeri vahşi hayvan derisinden yapılırdı. Savaş sırasında genel kural gibi kabul ettikleri “Kaderde ne varsa o gelir başa” yazan bir Bayrak taşırlardı.

Kaynakça:

1- Özcan A., “Deli” maddesi, İslam Ansiklopedisi, İstanbul 1994, C.9, s.132-135.

2- De Nicolay N., Les navigations, peregrinations et voyages, faicts en la Turquie, 1577, Athens, Eu. Finopoulos Collection.( Delly a Cheval, Wood-cut 13×20 cm.)

Yazar Hakkında: Mehmet EKİZ

Çayın Saati Mi Olur?

Bu milletin en sevdiği içecek olduğundan hiç şüphe duymadığım çayı ülkemize ilk...
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir