Zerreden Şümûs’a

Yazar Hakkında: Cansel ÇAVIŞ

Cehaletin Konforu

“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.” Bu...
Devamını Oku

İhtiyaç nedir? Olmazsa olmazlarımız mı yoksa olmasa da olur dediklerimiz mi?

İnsanın hayatını idame ettirebilmek için gerekli olan minimum şartlar ihtiyacın tanımıyken; yaşam kalitesini arttırmak amaçlı ekstra talepler “istek” olarak çıkar karşımıza. Aralarındaki temel farklar “arzu” ve “zorunluluk” ekseninde belirlenir. Hâl böyle olunca olmazsa olmaz dediklerimiz bizi hayatta tutan, tamamlayan ve insan yapan temel unsurlardır.

Tohum toprağa düşer ve sonsuz kudret sahibinin “Ol” emriyle kendi olmak istidasını birleştirerek toprağın o sıcacık ve merhametli bağrına sokulur. Düştüğü ilk an toprağın sıcağına ve yumuşaklığına muhtaçtır. Toprak da insanlık var olduğu günden bu yana “ana” olmasının vermiş olduğu vasıflarla tohumu sarıp sarmalar, ihtiyacı olan ne varsa yürekten vermeye hazırdır. Yağmurun cömertliğini ve güneşin şefkatini  bünyesinde toplayan toprak için genç tohumu hayat macerasına başlatmanın zamanı gelir.

Olmazsa olmazlarına başarıyla ulaşan genç tohum, artık dış dünyaya hazırdır. Kök salması gelişip meyve vermesi için tüm şartlar uygundur. Yağmur sular, güneş de ısıtırsa olgun ve tatlı meyveler kaçınılmazdır elbette.

Aslında tüm insanlık için durum genç tohumun macerasına benzer niteliktedir diyebiliriz. Ana rahmine düştüğümüz ilk andan itibaren anneye ihtiyacımız vardır. Onunla nefes alır onunla hayata tutunuruz. Toprakla buluşan ve olmazsa olmazlarına kavuşunca meyve veren tohum gibi biz insanlar da temel ihtiyaçlarımız karşılandığında çiçek açar, parlarız âdeta.

Zerreden şümus’a, tek bir tohumdan koskoca meyve bahçelerine, tek bir adımdan ise büyük başarılara ulaşmak ihtiyaçlar karşılandığı takdirde mümkün olacaktır.

Hiç düşündünüz mü aslında şu hayatta en çok insanın insana ihtiyacı olduğunu? Anlamak ve anlaşılmak için, zihinsel doygunluğa ulaşmak, kendisini anlayan ve “ben buradayım, yanındayım” mesajını gözleriyle veren sağlam bir muhatap, çölde vaha görmüşçesine umut olur insana. Aksi halde anlaşılmayan insan kalabalıklar içinde olsa ne yazar?

Buradan da net bir şekilde anlıyoruz ki, temel ihtiyaçlardan sonra en tabii olmazsa olmazımız anlamak ve anlaşılmaktır elbette. Eğer zihnî doygunluğa erişemez isek bir bitkiden farkımız kalmayacaktır. Bitki temel ihtiyaçlarına kavuşunca tamamlanır. Oysa insan bunların da ötesinde zihnen bir muhatap bulamazsa eksik kalmaya mahkûmdur.

Yazar Hakkında: Cansel ÇAVIŞ

Cehaletin Konforu

“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.” Bu...
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir