Ayna’m

Yazar Hakkında: İhsan KUTLU

Ev Sahibi İle Misafir

Bugün size bir ev sahibi ile misafirin hikâyesini anlatacağım. Evin neresi; misafirin...
Devamını Oku

myselfAynaya bakmam gerek. Ancak; sadece tam karşıdan bakmam gerek. Dik bir açıyla, dik dik bakmam gerek aynaya. Kendi yansımama/yanılsamama bakmam gerek. Belki bir kare yakalarım içimden. Bir “ân”ı yakalarım ve o an FARK ederim ne olup bittiğini. Aynanın da aslında cam vb. nesnelerden yapılmış; yansıtma özelliği olan bir eşya olmadığını belki o zaman anlarım (muhtemel sözlük anlamı).

Bir ayna bana ‘ben’i gösterebilir. Biraz derinlikli bir aynaysa daha fazlasını da gösterebilir. Neyin önünde durduğumu yani arkamda ne olduğunu da görürüm o aynayla. Hatta önümde olanları da görürüm. Kendi kontekstimi görürüm. Tarihimi görürüm.

Bir ayna için lazım olan şey sadece bir çift göz değildir. Aynam konuşur benimle. Bana benim hikâyemi anlatır. Ne olduğumu, kim olduğumu… Tabii duyarsam ve dinlersem ancak. (Sesli ayna)

Ama aynanın sağı solu belli değildir. Kendince bir hikâye de anlatabilir. Duymak isteyeceğim bir hikâye olabilir bu. Ya da kulaklarımı tıkamak isteyeceğim…

Eğer dinlemekten hoşlanmadığım bir hikâyeyse o zaman kırabilirim de aynamı. Ama aynam bu kez bir parçayken ve sadece bir taneyken onlarca yüzlerce olur bir anda. Her biri kendi hikâyesini (hikâyemi) anlatabilir bu sefer de.

Aslında aynamın anlattığı benim hikâyemdir. Duymak istemesem de yine de benimdir.

Son olarak; aynam çok bencil. Sadece kendisine baktığım zaman gösterir. Kibirli. Kendimi bile görmek için ona bakmam gerekir. Bir duvardaysa eğer huzuruna çağırır beni.

Yazar Hakkında: İhsan KUTLU

Ev Sahibi İle Misafir

Bugün size bir ev sahibi ile misafirin hikâyesini anlatacağım. Evin neresi; misafirin...
Devamını Oku