Bilgiyle Zihin İnşası

Yazar Hakkında: Mehmet İlhan ŞAHİN

Vicdanları Uyandırmak

Hakkın hukukun başmuhafızı, kale gibi yıkılmaz ve yılmaz bir savcı… Adalet terazisinde...
Devamını Oku

İnsanların çoğu tahminlere ve zanlara dayalı yerleşik yargılarının ardından gider. Bu tutum, günlük davranışlarımızdan, alışverişlerimize, insanlarla olan ilişkilerimize, mesleğimize, siyasi tavrımıza ve inançlarımıza kadar hayatımızın her alanı için geçerlidir. Sabah giyeceğimiz gömleği seçmekten, eşimizi, işimizi seçmeye kadar önemli-önemsiz her türlü seçimimizi de ona göre yaparız.

Önyargı dediğimiz, aslında hemen her zaman yerleşik yargıdır. Çoğumuz için verdiğimiz yargının önü de birdir arkası da… Zira, Einstein’ın dediği gibi, “önyargıları parçalamak atomu parçalamaktan daha zordur”. İnsanlar bir konu ya da kişi hakkında önceden verdiği kararları kolay kolay değiştirmek istemez. Bu isteksizliğin sebebi öncelikle konfor düşkünlüğü, daha sonra da korkudur.

Biliyorum, konforu herkes sever, üstelik gözlerden kaçar ama tüm konforlar arasında en sevileni zihinsel konfordur. İstisnasız hepimiz kafamız rahat olsun isteriz. Kafa rahatlığını bozan sancı, düşünmekten ileri gelir. Düşünmeye başladığımızda zihnimizde çarklar dönmeye başlar. Çarkların dönmesi, hem enerji harcamayı gerektirecek hem de sancı verecektir. Çarkların girdisi bilgidir, çıktısı ise yepyeni bir kanıdır. Giren bilginin sağlamlığı ve miktarı ne kadar fazlaysa çıkan ürün, yani yeni kanı, o denli sağlam olur ve zihnimizde kazık gibi çakılı yargılardan bazılarını söküp atar.

Bilgi toplamaya ve işlemeye enerji harcayalım, üstüne üstlük bir de sancı çekelim; bunu kim ister?!! İşte insanları düşünmekten uzak tutan başlıca sebep budur. Ondan ki çoğu insan bilgi toplamak şöyle dursun, hazır sunulan bilgiye bile gözünü yumar ve kulağını tıkar. Zira, bilgi düşünmeyi tetikler, düşünmekse yeni kanılara ve kaçınılmaz şekilde zihinsel değişime yol açar.

İnsanların bilgiye kulağını tıkamadığı tek bir durum vardır; bilginin yerleşik yargılarını desteklemesi. Çünkü ne demiştik; önceden verdiğimiz kararları değiştirmemizin önündeki engellerden biri konfor düşkünlüğü, öbürü de korkudur. İşte o korku, zihnimize çakılı yargıların çıkarılması ile oluşacak boşluğun korkusudur. Onlar ki, yıllardır zihinsel olarak altında rahatça yaşadığımız çadırı ayakta tutan kazıklardır. O kazıkların sökülmesi demek, çoğumuz için, içinde güvende hissettiğimiz çadırın tepemize çökmesi demektir. Halbuki, sökülen yargılar derme çatma çadırımızı ayakta tutuyorsa da bilgi ürünü kanılar ondan çok daha sağlam temeller atmaktadır zihnimize… Bilgilerimiz arttıkça düşüncelerimiz derinleşir ve çeşitlenir; onun sonucu olarak sağlam kanılarımız artar; onların oluşturduğu temeller üzerinde de sapasağlam yeni bir bina inşa etmemiz mümkün hale gelir. Üstelik bu binanın çatısı hakikât olacaktır.

Bahsettiğim zihinsel inşa süreci meşakkatli bir süreçtir. Konforunuzdan vazgeçeceksiniz… Korkularınızla mücadele edeceksiniz… Ve bir süreliğine de olsa üstünüzdeki çadırdan olup boşlukta hissedeceksiniz… Bu meşakkate kim girer? İnsanların çoğu girmez, girmedi ve girmeyecek! Bu meşakkate ancak değişime cesareti olanlar girebilir! Ona ancak, hakikât çatısının gölgesinde huzur bulmak isteyenler cesaret edebilir.

Sancı çekmeyeyim, korkularıma karşı mücadeleyi değil, onlara esareti tercih edeyim diyen yığınlar konforlu hayatlarına devam ededursun; hakikâtin huzurlu gölgesine sığınmak için meşakkati göze alanlardan olmaktır hayattaki gayem ve gayretim…

Bu içeriğin etiketleri
, , , ,
Yazar Hakkında: Mehmet İlhan ŞAHİN

Vicdanları Uyandırmak

Hakkın hukukun başmuhafızı, kale gibi yıkılmaz ve yılmaz bir savcı… Adalet terazisinde...
Devamını Oku

1 Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir