Boncuklar Bilyeler ve Oğlanlar

Yazar Hakkında: Filiz Koyuncu

On Bir Sondur

Köye mecbur döndüm. Kolumda Sevda’nın aldığı bir bileklik vardı. Çocuğunun diş izi…...
Devamını Oku

Düzene kim karar veriyor. Mesela sen erkek oldun ben de kadın, bir de çocuk olmuştuk zamanında.  Ölenlerimiz ve öldürülenlerimiz oldu. Cinsiyetimiz miydi kimliğimiz miydi, bize neydi hediye edilen? Çocuk aklımızla, düzenin ta kendisiyken düzenimizi dümdüz ettiler. Ne yarısıyım gecenin ne de gündüzün tamamıyım. Bir yanım hep karanlık. Bir yanım kuzeye yakın doğuysa, Yunandayım, ölmüşüm ve yönüm hep sana bakar.  Irmaklar, dereler ve göller ne dirildiler ne de öldüler. Ne ölüler ne diriler geçtiler, saf tuttular ömründe. Ömrün önümden hayatını mevsimlerin süsüyle geçiriyor rüyalarını. Düşlerindeki gölü bu gece de sana hediye ettiler. Her yerini fersah fersah bildiğin gölleri. Rüyandaki gölde düştüm. Su bile kaldıramaz beni bu boşluktan.  Herkes gibi olunca boşluk doluyor mu bilemem ama cesetlerle dolu bir yeşillik var: Hem üstümde hem yanımda hem de önümde.

Nice içki masaları kuruldu önümde. Üzerime çıkıp ağladılar, dua ettiler, inlediler, tepindiler, dans ettiler, işediler, tam önümde seviştiler. Issız kaldım bir dönem, tek başlarına geldiler bazen düşündüler, küfür ettiler, adam bile öldürdüler, dövdüler sövdüler para istediler, para aldılar, verdiler. Tekrar büyüdüler, sonra çocukları ve onların da çocukları oldu, sonra kızları geldiler. Yediler içtiler tam önümde. Güneşimi engelleyemediler çünkü güneş, bize hep ulaşır. Gölgelerinin yönüne eğilmediler. Bir yanları hep karanlıktı bir tarafları küflenmişti onların. Oğlan çocukları bilye oynadılar. Kız çocukları boncuklara kandılar. Bu yalanlar bu evler bu işler bu düzen sevgilim, düşerken uçuyorum. Korkuyorum ne kadar yüksekse o kadar alçaklaşıyorum. Ben kadın değilim, ben erkek değilim ben nereden akayım sana?

Sen babanın hayatını zehirleyen figürün aynısısın. Çünkü ben seni değil seni bahane eden travmalarımı anlıyorum. Siyah ayna, gümüş ayna, altın ayna beni gösterirken anlamımı da gösterebilir mi? Yapamıyorum eğilmeden, doğrulmadan, yürümeden, koşmadan yapamıyorum. Kuş gibiyim; kanatlarım olmadan yapamıyorum. Nefes alan 3 tane yavrum var. Birini yuvadan atmadan yapamıyorum. En muhtaç olanı atmadan yapamıyorum. Güya en yükseklerden uçan en kudretli kuşum. O kadar kudretim zayıflığımı düzenleyemiyor.

Bir ölüyüm bir mezar taşımla yapamıyorum, ben dünyayla yapamıyorum. Karşıya geçtim, kırmızı ışıkla yapamıyorum, kurban bayramı olsa hayvanlarla yapamıyorum vegan olsam çiftçilerle yapamıyorum. Beş parmağımı eşit kesiyorum, yedi oluyor eşitlikle yapamıyorum. Ahtapot oluyorum ellerimle yüzemiyorum, yürüyemiyorum, yapamıyorum. Bir sevgilim var bir oğulum bir kızım bir kocam, yapamıyorum. Annemle yapamıyorum, babamla yapamıyorum, rüyalarımda yapamıyorum.

İçimdeki Sezar’ı bekliyorum, ben Sezar’ım.

Yazar Hakkında: Filiz Koyuncu

On Bir Sondur

Köye mecbur döndüm. Kolumda Sevda’nın aldığı bir bileklik vardı. Çocuğunun diş izi…...
Devamını Oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir