Gaybolmak

Yazar Hakkında: Pencere Dergi Arşiv

Unutuluşun Çöplüğü

Gözlerinde bir yabancı vardı şimdi. Kırk beş yıl boyunca her gün baktığı,...
Devamını Oku

Kaybolmaya var olmanın tersi, “yok olmaktır” diyebilir miyiz? Kaybolmak bana daha öznel gelse de kelimenin kökeni olan “gayb olmak”, “gaib olmak” daha dışsal gelir. Yolunu kaybetmekten farklı bir manada, gizli olmak, ortada olmamak halidir.

Dünyevi meselelere çok üzüldüğümde, gençliğimde bir tanıdığımın söylediği bir sözü hatırlarım: “Sen yoksan dünya da yoktur belki.” Bu düşünce ilk duyduğum andan itibaren kriz anlarında beni aydınlatan ve rahatlatan bir şimşek etkisi yaratıyor. Evet, biliyorum felsefede pek çok görüşün temeli buna dayanır hatta anti-tezleri de vardır. Pek çok münazara yapılabilir bu konuda. Yine de her derde düştüğümde o bir anlık ferahlığı yakalamak için aklıma getiririm bu varsayımı. O “sorun” , o “kişi”, o “yer” sen onu gördüğün, bildiğin, hayatında tuttuğun sürece vardır. Onu hayatından çıkardığında “senin dünyanda” yoktur.

Konuyu “Bizim görmediğimiz kimseler, sorunlar, olgular, inançlar yoktur.” hipotezine bağlamak istemem. Gelgelelim çikolatanın varlığını bilmeyene onun yokluğunu bilir, diyebilir miyiz? Okyanustaki adını bilmediğim bir canlı eğer öğrenmezsem benim nezdimde var olabilir mi? Hiç tanımadığım birisi nasıl benim için var değilse varlığından memnun olmadığım birisi de hayatındaki yerini kaybettiğinde benim dünyamda yok olacaktır.

Ya herkesin küçük dünyaları varsa? Ya sen onu hayatından çıkardığında o pufff.. ortadan kayboluyorsa?

Aynı şey benim için de geçerli. Beni kimse bilmezse, anmazsa, aklından geçirmezse var olabilir miyim?

Çok sevdiğim birisinin cenazesinde hoca merhum için “Allah amel defteri kapanmayanlardan eylesin.”, “Yaptığın iyiliklerden dolayı bir kişi bile seni ansa o defter kapanmaz.” demişti. Kaybolmak, gayb olmak tam olarak böyle bir şey benim için.

Bir çiçeği sulamadığın, bir başı okşamadığın, birine el vermediğin, kendinle ilgilenip kimseye hayrın dokunmadığında görünsen de varsın diyebilir miyiz bu dünyada?

Bu yazı amel defteri kapanmayanlara, kapanmayacaklara bir de görünüp de kaybolanlara armağan olsun.

Yazar Hakkında: Pencere Dergi Arşiv

Unutuluşun Çöplüğü

Gözlerinde bir yabancı vardı şimdi. Kırk beş yıl boyunca her gün baktığı,...
Devamını Oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir