İnsanoğlu haddin bilir…mi?

Yazar Hakkında: Mehmet İlhan ŞAHİN

Vicdanları Uyandırmak

Hakkın hukukun başmuhafızı, kale gibi yıkılmaz ve yılmaz bir savcı… Adalet terazisinde...
Devamını Oku

hadİnsan, şunca mahlukat içinde yegâne sınır tanımaz, had bilmez olanı!..

 

Kabul edelim ki bu özelliğimizle geliştik, ilerledik, medeniyetler inşa ettik. Kanatsız doğduk ama uçmanın hayalini kurduk. Kah kanat takmayı, kah kanatlı araçlar yapmayı denedik, sonunda becerdik. Gökyüzüne baktık, ötesini görmeyi hayal ettik, teleskobu keşfettik. Sesimizi daha uzaklara duyuralım, uzaktakini duyalım ve görelim istedik çeşit çeşit ses, görüntü ve iletişim teknolojileri geliştirdik. Hızımızın ve gücümüzün yetmemesini kabullenmedik, nice araçlar ve makinalar geliştirdik. Halen de bizi sınırlayan ne varsa, var gücümüzle aşmaya çalışıyoruz. Bu, sınırlar aşmayı bilen insanlığın bitmeyen başarı öyküsü…

 

Gel gelelim bu sınır tanımazlık başımıza çokça iş de açtı. Varolan fizikî savunma veya tahrip gücümüzü yeterli bulmadık, silahlar, bombalar yaptık. Düşman diye kendi kendimize saldırdık. Kendi hakkımızla yetinmedik ötekininkine musallat olduk. Elimizde olmayan güce veya yetiye ulaşmak için hem kendimize zarar verdik hem çevremizi talan ettik. Öyle ya da böyle sınırlarımızı tanımadık; yıktık, yıkıldık, halen de devam ediyoruz. Bu da sınırlarıyla yetinmeyen insanlığın bitmeyen hüsran öyküsü…

 

Bir taraftan sınır tanımaz olan insan, diğer taraftan kendi kendini sınırlayan yegâne mahluk!..

 

Nitekim tarih boyu kendimizi sınırlamak için kurallar koyduk; hukuki yaptırım ve ceza sistemleri geliştirdik. Gün oldu toplumu sınıflara ayırdık ve aramızda uydurma sınırlar türettik. Çok zaman da birbirimizin hakkına riayet etmediğimiz için surlar, duvarlar, tel örgüler inşa ettik.

 

Yani insanlığın öyküsü, bir yandan doğal sınırları aşmanın veya yıkmanın, diğer yandan yapay sınırlar inşa etmenin tezatlarıyla dolu! Ve görünen o ki bu öykü böyle sürüp gidecek…

 

Bu gerçek öykünün yanısıra, ballandıra ballandıra anlatılan “sınırsızlık” masalı vardır bir de. Edebiyatçıların bu ballandırma ile yediği ekmeğin haddi hesabı yoktur, varsın öyle olsun. Amma ve lakin “özgür ol, sınır tanıma, sınırlarını aş” gibi sloganları kullanarak sınırsız bir dünya tahayyülünde olduğunu iddia eden “mühendisler” var ki, onlar aslen vicdanî ve ahlakî sınırları yıkıp yeni sınırları kendileri belirlemenin gayretindeler…

 

İşin aslı, insan bir yandan sınırlarla mücadelesini sürdürürken öte yandan bir sınırda durmak zorunda olduğunun farkında… Zira, en basitinden, ölüm aşılamaz bir sınır olarak hükmünü kati olarak sürdürmekte değil mi? Yani asıl mesele, sınırsızlık değil, şu dünyada sınırları kim koyacak ve sınır nerede olacak kavgası! Yine de kavgada bile haddini bilenlerin bu kavgada galip geleceğine inancım sınırsız…

Yazar Hakkında: Mehmet İlhan ŞAHİN

Vicdanları Uyandırmak

Hakkın hukukun başmuhafızı, kale gibi yıkılmaz ve yılmaz bir savcı… Adalet terazisinde...
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir