Nasılsın İnsan?

Yazar Hakkında: Pencere Dergi Arşiv

Unutuluşun Çöplüğü

Gözlerinde bir yabancı vardı şimdi. Kırk beş yıl boyunca her gün baktığı,...
Devamını Oku
Close up image of crowded people walking on busy street in Istanbul, Turkey

Nasılsın insan? Merak ediyorum. Dünyaya ilk geldiğinde ne bekliyordun? Sevilmek mi? Güvende hissetmek mi? Belki sadece nefes almak istedin, biraz huzur, biraz da anlam. Ama yaşadıkça anlam azaldı. Geriye kurallar, kimlikler ve sınıflar kaldı.
Zamanla öğrendin: Güçlü olmak gerekiyor. Zayıf olursan ezilirsin çünkü. Sonra başkalarını ezmeye başladın. Önce sözle, sonra parayla, bazen de doğrudan silahla. Ve bunu adına “medeniyet” dedin. İnşa ettiğin şehirler yükseldikçe insanlık çöküyordu, fark etmedin. Yüksek duvarların oldu ama sohbetlerin azaldı. Oturduğun koltuk büyüdü, ama içinde oturan küçüldü.
Savaşlar bitmedi mesela. Sadece ekran çözünürlükleri arttı. Artık savaşları canlı izliyorsun. Bir yanda çocuk cesetleri, bir yanda cafcaflı reklamlar. Birbirine karışıyor. Kanal değiştiriyorsun, çünkü moralin bozuluyor. Bu kadar rahat olmayı nasıl başardın insan?
Doğayı da terk etmedin, onu da dönüştürdün. Kök salan ağaçları kestin, yerine beton ektin. Kendi gölgene tahammül edemedin, çünkü içinde bir şey kaldıysa bile onu görmeye cesaretin yok.
Dostlukların bile kontrollü artık. “İyi misin?” sorusu bile zaman kaybı gibi. Kimse gerçekten cevap duymak istemiyor. İletişim hızlandı ama görmez oldu gözler değmez oldu bakışlar bir ötekine. Teknoloji gelişti, insanlar geriledi.
Sığınmacılar sınır kapılarında bekliyor, sen pasaport sırasından şikâyet ediyorsun. Yanı başında insanlar açken, yediğin yemeğin sıcaklığına şükredip “düzen bozulmasın” diyorsun. Bozulmuş zaten. Düzen dediğin şeyin içinde adalet yoksa, adı sadece alışkanlıktır. Vurdumduymaz bir varoluştur.
Kendi yarattığın düzenin esiri oldun. Korkuyorsun kaybetmekten. Ama neyin sahibi olduğunu hatırlıyor musun? Zamanın mı? Ruhunun mu? Kalbinin mi?
Hâlâ sabahları uyanıyorsun, ama içinden kalkamıyorsun. Kalabalıklar içinde tek başına yürüyorsun, göz göze gelmekten kaçıyorsun. Çünkü o bakışta hatırlarsın diye korkuyorsun: Bir zamanlar sen de masumdun. Bir zamanlar senin de sadece sevilmekti derdin. Bir zamanlar sadece çocuktun kirlenmemiş bir ruhtun.
Ve şimdi soruyorum tekrar: Nasılsın insan?
“İnsan, kendine yabancılaşan tek canlıdır. Ne olduğunu unutup ne olmak istediğini bilemeyen bir varlıktır.” Erich From

Yazar Hakkında: Pencere Dergi Arşiv

Unutuluşun Çöplüğü

Gözlerinde bir yabancı vardı şimdi. Kırk beş yıl boyunca her gün baktığı,...
Devamını Oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir