Olur

Yazar Hakkında: Gökhan GENÇ

Erik Durumu

Ahşap merdiveni yumuşak toprağa sağlam bassın diye gömüp yeşil yaprakların ve tek...
Devamını Oku

Sabah alarmını yıllar önce ayarlamıştı, pek değiştirmezdi de zaten her sabah o çalmadan uyanmış olurdu. Kaygıyı yenmeyi öğrenme işinin üstesinden geleli bir hayli olmuştu. Uyanınca hızla haberleri gözden geçirir ve iki dakika da olsa her gün duşunu alırdı, arınmak gibi bir durumdu bu, maddi manevi her şeyden. Evden çıkarken onu uğurlayacak biri de olmadı, annesi gideli. Kapıyı kilitlemeyi unutmazdı, değerli bir şey olduğundan da değil, kimse görmemeliydi yıkıntılarını… Oysaki kusursuz olma çabası sadece o kapının dışında işe yarıyordu. Kapının içinde her insanda olduğu kadar hataları vardı, sadece kendisinin bildiği.

 

Yürümek ona terapi gibi gelirdi. Hani derler ya, alır verir, atar satar, düşünür de düşünürdü yürürken. O kadar dalardı ki bir keresinde bir arabanın altında kalmaktan son anda kurtulmuştu. İşinde hata yapmamasının da altında bunlar yatar diye de düşündüğü az olmazdı. O kadar benimserdi ki çalışma ortamını, belki onun dışında hiç önemsenmediğini hatırlatmazdı bu durum.

 

Emekliliği yaklaştıkça daha fazla kalabilmenin yollarını çok aramıştı ama nafileydi çabası. Bir ara da “bensiz buradaki işler nasıl halledilir?” diye düşünmekle geçti. Bu kendini çok önemseme fikri de değiştiremedi gerçekleri.

 

Ayrılma gününde, birkaç gün sonra onu unutacak arkadaşları veda ettiler bir plaket ve bir çiçekle. Bir arkadaşı laf olsun diye aslında kendisi için düşündüğü bir cümleyi ortalık yere söyleyiverdi;

“Varsan da olur yoksan da olur.”

Bir an herkes susup düşündü. En çok da o düşündü.

Varlığımız ne bir fazlalık, eksikliğimiz ne bir yokluk, hissettirir bu topraklara.

 

Yazar Hakkında: Gökhan GENÇ

Erik Durumu

Ahşap merdiveni yumuşak toprağa sağlam bassın diye gömüp yeşil yaprakların ve tek...
Devamını Oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir