Renksiz Yazılar

Yazar Hakkında: İhsan KUTLU

İnsan Nedir?

Bildiğiniz yerden soruyorum ama cevap pek kolay değil. Bunu da biliyorum. Bu...
Devamını Oku

 

Tartışanlar tartışmış. Halen tartışmaya devam edenler de var. Meraklıları birkaç bilgi felsefesi kitabı karıştırabilir konuyla ilgili. Sahi, konu neydi?

Konumuz bilgi. Bilginin kaynağı, doğası, doğruluğu. Felsefe şeysi! biraz. Haklısınız. Ama hemen bırakıp gitmeyin felsefe diyince. O da lazım haddince.

En başta söyleyeyim: “Mavi diye bir şey yoktur.” (Editör kızmasa bari.) Yalnız mavi değil; kırmızı da yoktur, yeşil de. Yani renkler yoktur. Dahası; tat, koku, ses ya da şekil de yoktur. (Metni okumaya buraya kadar sabrettiyseniz, biraz daha sabır lütfen.)

(Zihnimde kast ettiğim şeyi yanlış ifade ediyor olabilirim. Bunun için ayrıca özür dilerim.)

Konumuz mavi. Maviden devam edelim. Ancak söylediklerimi diğer algılanan şeyler üzerinden de düşünmeye devam edebilirsiniz. (Yer yer bu hatırlatmayı tekrar edeceğim.)

Mavi, renklerden bir renktir. Mesela mavi bir kalem derseniz; maviyi kaleme ilişkin bir şey olarak tarif etmiş olursunuz. Mavi gök, mavi deniz vs. her durumda mavi, bir şey’e ilişkindir. Kendinde mavi diye bir şey yoktur. Tatlar, kokular da aynı şekilde. Size soruyorum: Mavi nedir? Nasıl tarif edebilirsiniz maviyi?

Peki ama, mavi kalemi kırmızı kalemden ayıran bir şey var. Yoksa mavi kaleme kırmızı kalem de diyebilmemiz gerekirdi. Atomlar, moleküller ve onların ışığı farklı şekillerde yansıtmasıyla ilgili bir konudur renklerin farklılığı. Renkler ve onların görülmesi, algılanması ve isimlendirilmesi birbiriyle ilintili meselelerdir.

Çok problem var aslında. Yani aynı şeye bakıp aynı şeyi aynı şekilde görüp görmediğimiz büyük meseledir. Mavi sadece mavi değildir hem. Açık bir havada gökyüzü mavisi ile hastanede hasta olarak yatan birinin yatağının çarşafındaki mavinin aynı mavi olduğunu kim iddia edebilir. Ya da aynı gökyüzüne bakan insanların aynı maviliği gördüğünü kim iddia edebilir. Uçurtma uçuran çocuğun gökyüzü mavisiyle, bir mahkumun gökyüzü mavisi nasıl aynı olabilir ki. Listeyi uzatabildiğiniz kadar uzatın. Sadece mavilik için değil; tatlar, kokular ve diğer algıladıklarımız için de. Aynı yemeği yiyip aynı lezzeti aldığımızı mı düşünüyorsunuz?

Renklere anlamlar yüklemişiz mesela. Mavi denildiğinde huzur gelir akla, kırmızı denildiğinde ise tehlike canlanır zihinde. (Yalnız dikkat edin; maviyi veya kırmızıyı görünce demedim. Bu ayrı bir bahistir çünkü. Yani renkler hakkında yani görme duyusuyla ilgili bir yazıyı okuyup zihninizde renklerin canlanması garip bir durumdur. )

Duyular iç dünyayı dış dünyaya açan pencerelerdir ya da tam tersi. Dış dünya ile bağlantımız nasıl? Yani mesele pencerenin dış tarafı ve iç tarafı meselesidir. Mesele mavilik, kırmızılık, acılık tatlılık değildir.

Benim penceremden mavi böyledir.

 

Bu içeriğin etiketleri
Yazar Hakkında: İhsan KUTLU

İnsan Nedir?

Bildiğiniz yerden soruyorum ama cevap pek kolay değil. Bunu da biliyorum. Bu...
Devamını Oku