İğnesi-İpliği Elinde Olmak

Yazar Hakkında: İhsan KUTLU

Ev Sahibi İle Misafir

Bugün size bir ev sahibi ile misafirin hikâyesini anlatacağım. Evin neresi; misafirin...
Devamını Oku

Yolda olmak metaforu çok kez kullanılmıştır Bilindik bir felsefe tanımı da felsefeyi yolda olmak olarak tarif eder. Buradan saf ve gündelik bir faaliyet olarak felsefe anlayışına ulaşılabileceği gibi felsefenin çok özel bir yol olduğu kanaati de hasıl olabilir. Ancak felsefeyi özel bir yol olarak görmek onu fildişi kulelere hapsetmektir. Maalesef ders kitaplarından öğrenilen felsefe fildişi kulelerinden oturup etrafa buyruklar savuran tipleri önümüze felsefe diye sunmaktadır. Maksadım felsefeyi savunmak ya da bu minvalde bir anlama gelecek şeyler söylemek değildir. Maksadım her zaman herkesin içinde yeşerecek tohumların canlı kalmasıdır. Çünkü bazen bir tesadüf sizi en bilge kişi yapabileceği gibi bir sırra da matuf kılabilir.

Basitlik ve sıradanlık özel bir tercih olarak gerçekleşmediği durumda gerçekten basitlik ve sıradanlıktır. Aksi durumda basitlik felsefesi diye bir felsefe yine fildişi kulelerin felsefesidir. Bir masaldaki felsefe gerçek felsefedir bu yüzden. Mitostan logosa geçiş hikayesinde mitoslar görece daha gerçek felsefedir. Hakikat kelimesini kullanmaktan kaçınıyorum burada. Hakikate logosla ulaşmak mitosla ulaşmaktan daha zordur kanaatimce. Kaldı ki kimin halen mitosları yok ki? Logosun kendisi de bir mitossa?

Lafı dolandırdım. Özünde şunu demeye çalışıyorum; içinde yaşadığımız dünya ve gittiğimiz yol kendi felsefemizi ördüğümüz yoldur. Metin (text) ve tekstil arasındaki bağlantıya dikkat çeken bir alıntıyla söylemek gerekirse metnimizi örüyoruz. Ördüğümüz kendi metnimiz.

 

Bir > İki > Üç ve Devamı

(kazaya kalmış bir yazı)

İkiyüzlülük de bir erdemdir. Daha doğru bir ifadeyle ikiyüzlülük bile bir erdemdir. Maalesef böyle bir dünyada yaşıyoruz.

Karamsar bir tablo… Biliyorum. Ama öyle.

Belki de peygamber, mümini tarif ederken o yüzden onun yalan söylemeyen kişi olduğunu söylüyordu. Çünkü iki ve daha fazla yüz, yalanla iç içedir.

Buradaki meselem yalanın günah olması değildir. Yalan zaten günahtır. Ancak yalanın en ontolojik günah olması en çarpıcı durumdur.

Yine bir başka perspektif; müminin, elinden ve dilinden emin olunan kişi olması da böyledir. Dilinden emin olamadığınız insanla nasıl aynı havayı soluyabilirsiniz? Nefes alırken bir yalan verirken başka yalan söyleyen biriyle aynı ortamda bulunup aynı oksijeni solumayı nasıl içinize sindirebilirsiniz?

Ağır geliyor. Bazen bazı kararlar ağır geliyor. Çelişkili olmamak adına verdiğimiz bazı kararlar ağır geliyor. Zararımıza olan bir kararı yalan söylemeden verebilmek ağır geliyor. Ve iyi ki de öyle. Çünkü sonra şükredebiliyorsunuz. İyi ki bir mideniz var diye. Sadece mideniz var diye değil. İyi ki bulanan bir mideniz var diye şükrediyorsunuz.

Bu içeriğin etiketleri
,
Yazar Hakkında: İhsan KUTLU

Ev Sahibi İle Misafir

Bugün size bir ev sahibi ile misafirin hikâyesini anlatacağım. Evin neresi; misafirin...
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir