Sesin Değeri

Yazar Hakkında: Mehmet İlhan ŞAHİN

Vicdanları Uyandırmak

Hakkın hukukun başmuhafızı, kale gibi yıkılmaz ve yılmaz bir savcı… Adalet terazisinde...
Devamını Oku
  1. “Sesin değeri sessizlikte anlaşılır.”

 

  1. Bu sözü müzisyen Erkan Oğur’un bir konserinde kendisinden işitmiştim. Az ve öz konuşan, daha çok sazını konuşturan usta müzisyen, sesin değerinden bahsederken her sesten bahsetmiyor olsa gerek… Sesi değerli kılan özellikler var ki onlar; anlam, uyum ve güzelliktir. Bu özellikleri taşımayan sesleri gürültü olarak adlandırabiliriz. Ve gürültüyü hurdaya, yukarıdaki özelliklere sahip olan sesi ise altına benzetebiliriz. Altın çamura bulansa, etrafı hurdayla dolu bile olsa değerini kaybetmez, ancak hurdanın içinde onu bulmak zorlaşabilir. Onu hurdadan ayıklayıp üstünü örten çamuru temizlediğimizde altın pırıl pırıl parlar, değeri ortaya çıkar. Yani sesin anlam, uyum ve güzelliğinin ortaya çıkması için gürültüden sıyrılması gerekir.

 

Altının değerini bilmekle sesin değerini bilmek o anlamda farksızdır; her ikisi de aşinalık ister. Altını hayatında hiç görmemiş birine gösterdiğinizde bir kuyumcu kadar değerini anlayamaz; onun değerini bilmek için illa kuyumcu olmak gerekir demiyorum elbette, sadece onu önceden görmüş olmak ve değerli olduğundan haberdar olmak gerekir. Ses de böyledir. Güzel ve uyumlu ses, onu işitebilen ve dinleyen biri için güzeldir. Sağırsanız sesin güzelliğini nereden bileceksiniz? Sağır değilseniz ama dinlemiyorsanız, yine dinlemediğiniz sesin güzelliğini nereden bileceksiniz? Anlamlı ses, ki buna söz de diyebiliriz, anlam nedir bilene, gerçeği arayana değerlidir. Anlamak diye bir derdiniz yoksa sözün değerini nereden bileceksiniz? Gerçeğin peşinde değilseniz, onun hangi sesin, hangi sözün içinde olduğunu nereden bileceksiniz?

 

“Sözü bilen kişinin yüzünü ak ede bir söz…”

 

Yunus Emre’ye atfedilen bir şiirde geçen bu dize, sözü söyleyene olduğu kadar dinleyene de hitap eder aslında… Yüzümüzü ak edecek söz bile onu “bilirsek” ancak yüzümüzü ağartır. Gürültü içinde kaybolan ve dinlenmeyen bir söz, onu dinlemeyenler için gürültüden farksızdır. Yani, onun değerini bilmenin hem şartı hem göstergesi dinlemektir…

 

Sözün özü; güzel sesin ve sözün değerini bilmek için ona aşina olmamız, aşina olmamız için de onu dinlememiz gerekir. Oysa çağımız kakofoni çağı… Her yanımız çirkin, uyumsuz ve anlamsız seslerle dolu! Gürültü, boran… Tam bir hurdalık!.. O halde üzerimize düşen, bu gürültünün arasında sesin güzelini ve anlamlısını sabırla aramak ve gayret edip üzerini örten çamurdan, etrafını saran hurdadan ayıklamaktır. Bunu yapamıyorsak, en azından bastıramadığımız gürültüden kaçarak sesin değerini sessizlikte anlamaya çalışmak en iyisi…

Yazar Hakkında: Mehmet İlhan ŞAHİN

Vicdanları Uyandırmak

Hakkın hukukun başmuhafızı, kale gibi yıkılmaz ve yılmaz bir savcı… Adalet terazisinde...
Devamını Oku