Sevgi İhtiyaçtır Ama Susar (Zımni Aşkın Berduşuyum)

Yazar Hakkında: Filiz Koyuncu

On Bir Sondur

Köye mecbur döndüm. Kolumda Sevda’nın aldığı bir bileklik vardı. Çocuğunun diş izi…...
Devamını Oku

İlkbaharın ve onun mutlu papatyalarının üzerine yemin ederim ki Ebder, sevgi değişmez ama susar.  Havalar bir sıcak, bir soğuk; değişiyor yine iklimler Ebder. Yoksa bizi neden sevmesin koca dünya?

O kadar çok şey mi istiyorum şu an? İstediğim şeyler, sonbahar yapraklarını ezerken; arzularım ve ihtiyaçlarım arasında sustu : Piyano tuşları gibi parmaklarımın hoşuna gidiyor kapı zillerine basıp basıp kaçmak.

Tanımıyorum çaldığım o kapıları ve bu daha çok hoşuma gidiyor. Flüt delikleri gibi kapadım kapı deliklerini parmaklarımla; göremedin deliklerden beni sen. Öldürdün beni sen, en kutsal bildiğin yerlere götürdün ve kurban ettin beni sen.

Oldurdum seni ben şimdi; şimdinin onbeşlik çocukları gibi. Sen de Azrail’i tutmuşsun katilim olarak, öğrendim… Beni nasıl bildiğini anlatmışsın; sana ihtiyacım vardı. Kolay oldu beni tanıman ve arzularımı anlatmışsın. Olsun! Yine de sana çok ihtiyacım vardı, tükettin beni sen. Bir güneşin önündeyken, güpegündüz bir de düşlerimde öldürmüşsün beni sen. Kim bilir seni de nasıl anlattılar bana! Tanrı bilir!

Sen! Rivayetlere direnmeden riayet edenlerdendin; değil miydin? Yapamadım, sevemedin beni sen. Çünkü inkâr ettim, nefretimi de sevgini de senin ben.

Sevgi bir ihtiyaçtır ama susuyor; geleceğine de geçmişine de senin ben! Zaten kabul etmekle ve mecburiyet arasındaki fark da bu değil mi Ebder? Zor muydum, zorunlu muydum Ebder?

Zımni aşkın berduşuyum; ezelden uğrasa, cihana değer.

Ellerimi unutmuşum, ellerim zamanı bulsa da derbeder.

Yazar Hakkında: Filiz Koyuncu

On Bir Sondur

Köye mecbur döndüm. Kolumda Sevda’nın aldığı bir bileklik vardı. Çocuğunun diş izi…...
Devamını Oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir