Uzaktan Eğitilebilememek..

Yazar Hakkında: Kübra ERİŞEN

Uzaktan Eğitilebilememek..

Tüm dünya bir illet ile uğraşmakta, neden olduğunu bile bilmeden. Kökenini bilmeden yaşadığımız...
Devamını Oku

Tüm dünya bir illet ile uğraşmakta, neden olduğunu bile bilmeden. Kökenini bilmeden yaşadığımız bu uğraşın, iyi taraflarını da görmek lazım bazen. Evlere kapandık, kabuklarımıza çekildik. Durduk, düşündük, anladık. Kimi insan bunu hayatında ilk defa yaptı. Vay be! Düşünmek de güzelmiş, doğru kararlar alabiliyorum. İçerisine hapsolunan, düşünülebilen dört duvarda başka dünyaların kapılarını aralamayı, satırlarla konuşmayı, öğrendik, öğrettik kendi bedenimize, ruhumuza. Müzik dinledik bir cam kenarında, fevri davranışların çığlıklarının kulaklarımızda bıraktığı acıdan bir nebze de olsa kurtulduk. Sığındık sessizliğe.

Ah be virüs! Geldin bodoslama daldın hayatımıza. Hiç sormadın, nasılsınız, paranız var mı ben geliyorum bakın haberiniz olsun. Hayatlarınızı öyle bir kontrol edeceğim ki, neyiniz var neyiniz yok alacağım. Hem dünyevi ihtiyaçlara hem ruhani değerlerinize sahip olacağım, diye.

Keşke haber verseydin…

İçinde bulunduğumuz yaşamsal döngüde, dişlerimizi fırçalıyor, sağlıklı besleniyor, koşuya gidiyoruz, çünkü beden sağlığı önemli elbet. Peki ruhumuz? Herkes etrafına somut ya da soyut bir duvar ördü, kimileri bunu zamanla kabullenip duvarları yıktı, bahçeleri gördü, kimileri ise sağlamlaştırdıkça sağlamlaştırdı. Bu içsel yolculuğa kim eşlik edecekti, kim bize pusula olacaktı? Elbet, satırlar. Okuduk, okudukça çoğaldık, kalabalıklaştık, hem de virüsten korkmadan. Küçük şeylerin, büyük duygulara hizmet ettiğinin kanıtlarına şahit olduk. Böyle de güzelmiş.

Elbet, gerçek dünyada çözümler üretecektik. Ve bulduk, yakından bile tam olamayan keşif sürecini uzağa taşıdık. Uzaktan eğitim denilen yapay öğrenme sisteminin bizde parçası olduk. Aslında bundan 5-6 ay evvel çocukların, gençlerin, bağımlılık sebebiyetinden dolayı alınan, belki de el konulan kullandıkları teknolojik aletleri, geri verdik. İçinde muhteşem bir ironisiyle. Eğitim sarsıldı, çalışan insanlar daha çok çalışır oldu, gezmeyi sevenler daha çok gezer oldu, insanın girebildiği tüm mekanlar doldu taştı. Peki, ilişkilerimizde kuramadığımız sosyal mesafeyi neden mesafesizleştirdik? Önemli olan her şey neden uzağa döndü? Mecbur kaldık, ya da bırakıldık, ama insandan uzaklaştık. Samimiyet denilen şeyi unuttuk. Oysa ki, samimiyet sadece yan

yana oturup sohbet etmek değildi. Paylaşmaktı, evvela bunu isteyen her şekilde de yaşatırdı. Fakat biz kendimize bir koruma kalkanı oluşturmayı seçtik çünkü asosyal ruhlu bedenlerde nefes alan insan alemi zaten bu bahaneye çok hazırdı. Ama öyle bir şey unuttuk ki; yeni. Kapattık kendimizi her şeye, yeniye eskiye, e birde virüse. Bu süreç bize yenilenmeyi, öğrenmeyi unutturdu, izlemeyi ama görmemeyi öğretti. Korkar olduk, kendimizden, yaşayacaklarımızı düşünmekten. Birer yaşam makinelerine döndük. Yaşayalım da! Evet, yaşayalım, ama yaşatalım da.

Unutma ki;

Elbet geçecek, ama kalan sağlar da, bir hiç uğruna gitmemesi gerekenler de bizim olsun.

Yazar Hakkında: Kübra ERİŞEN

Uzaktan Eğitilebilememek..

Tüm dünya bir illet ile uğraşmakta, neden olduğunu bile bilmeden. Kökenini bilmeden yaşadığımız...
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir