
ve bir ahşap kapı önümde
her yanı mıhlanmış birbirine
kirişine alfabeyi bitiren z harfiyle sarılmış
ve benim yolumda bu kapıda sırlanmış
kilitli; bir de sürgülü
paslanmış anahtarı var
hiç benden yanlı olmayan…
ve yine benim tarafta değil anlaşılan
kimdi, hangisiydi anahtarı döndüren?
içerideyken düşünmemem gereken,
ama kendimi alıkoyamadığım şey neydi?
kurumuş tahtaları aralı
karşısı tam seçilmesede görünüyor
kapanmışlığın gizi hiç değil oralı
açmak, aralamak isteyenler gelmesin
ne bana ne kapıma
bilirim cezam ne zaman bitecek
bilirim sabrım nasıl tükenecek
açarken de, her şey gibi, ağır ağır açmalı bu kapıyı
ve kaparken de zaten sıkılmışlığın kini ittiriverir
bir çırpıda rüzgarı arkasına alarak
kimler bıkmadı ki her iki taraftan da öbür tarafa bakarak
kendimde, saflığımda kalmalıydım ve
kendimi kilitlemeliydim kapının herhangi bir ardına
ya da kapıları vermeli ateşe
neredeyse orada barınmalı gönlünce