
“Yağmur sensiz, ufuklarıma yalancı bir tan düştü
Sensiz, kıtalar boyu uzayan vatan düştü
Bir kölelik ruhuna mahkûm olunca gönül
Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü”
Nurullah Genç/Yağmur
Aşka motive olan genç adam bir kitap bulup kendisine atfetti, kitabın tam ortalarında adını da yer etti. Eşi sözlerin sahibi olduğunu düşünüp kendisine hayran kaldı ve gurur duydu. Genç adam gerçeği anlatmaktan çekindi, susturdu gerçeği. Sevgilisinin gönlünü kazanmak için sözleri onun sözü değil diyemedi…
Sevgi dansıyla iç içe geçmiş iki ruh, birbirlerini kucaklaşmasında teselli bulacağı sevgilisini bekliyordu.
Bir sabah sonunda sevdiği kadınla buluştu. Güzel filizler, bal gözler, kıvırcık kadife saçlar ve masum bir gülüşü olan genç kadın, fazla bir şey söylemeden hareketleri ve gözleri buluşmadan ikisinin de pişmanlığını gösteriyordu onlara. Aşkın zorlukları da vardı: sabır, fedakârlık ve hassasiyet gerektiriyordu. Genç adam, sözlerinin dürüst olmamasından çoktan pişmandı.
Yağmur usulca yağıyordu. Damlacıklardan oluşan hafif bir çağlayan, bağışlama gözyaşları gibi toprağın üzerinde dans ediyordu. Fırtınan sessizliğinde, iki kalp uzlaşmanın uçurumunda duruyordu; yaraları hala geçmişteki kırgınlıklardan dolayı tazeydi.
Genç adam buluşmadan sonra bir köşede yer alır, tüm bu gürültüden ve hakaretten uzaklaştırır kendini. Tüm bu yüzlerden, sevdiği kadından, arkadaşlardan hatta nefret edenlerden uzakta sessiz bir yerde tüm değerli şeylerden uzaklaşır ve hiç kimse ile konuşmaz.
Hayatındaki tüm olağan gürültüye rağmen tüm tanıdıklara ve ilişkilere rağmen tek yapması gereken yerini ve kendini bulmak ve yalnızlığında mutluluğu bulmak için uzaklaşmaktı.
Dışarıda yağmur usulca yağmaya devam ediyordu. Pencere camına hafif bir pıtırtı vuruyordu. Her damlada bir hikâye oluşturuyordu. Bulutlardan sırlar bir bir dökülüyordu sanki. Dünya gri tonlarına boyandı ve melankolik senfonisi sardı tüm duyguların. Gecenin sessizliğinde yağmur ona bir ninni, bir serenat haline geldi. Karanlığın ortasında doğa ona şiirini fısıldadı ve yere düşen her yağmur damlası ona sis perdesini aralamasını hatırlattı.
Genç adam ona haksızlık edenlerin çoğuna üzülür ama sonra ona zarar verenleri bağışlamaya başlar. Onlara buradayım ve bekliyorum der gibiydi. Yağmur hafif fısıltısıyla hayatın melodileriyle derinleştiği sessizlik içinde huzuru bulmanın tadını çıkartmıştı ona.
Görsel için Kaynak: pinterest.com.tr/TheRainExpert
Yüreğine sağlık canım sıcakcık bir hikaye okuduk başarın hep böyle sürsün 🌺🌺🌺🌺