Yukarı Yönelmek

Yazar Hakkında: Gökhan GENÇ

Erik Durumu

Ahşap merdiveni yumuşak toprağa sağlam bassın diye gömüp yeşil yaprakların ve tek...
Devamını Oku

Bir rüzgar esti tozu kaldırarak ve yıllanmış ağaçların verdiği temiz havayı yüzümüze serin serin vurdu ıssız orman. Kentleşmiş girdabın içinden haftasonu doğaya kaçanlar ip gibi dizilmişti ardıardına. Kimi toprak kokusuna duyduğu özlemle kaçmıştı şehirden, kimisi yeşil ormana, su sesine, kuş cıvıltısına… Bazıları da yaşam alanında bulamadığı sosyalliği arardı aynı yöne bakabileceği insanlar arasında. Benim derdim neydi kimbilir…

Her an en öndeki tecrübeli arkadaşı takipteydik. Yaşamım boyunca sevdim kurallara uymayı ve çizgiden dışarıya çıkmadım hiçbir vakit o yüzden zorlanmadım ve saygı duyulan bir yürüyüşçü oldum. Gökyüzüne takıldım bazen, bulutların içinde kayboldum kimi zaman. Önümdekinin sırtı yoldaş oldu arada bir ve arkamdakinin ensemdeki yorgun nefesi kulağımda çınladı.

İlerliyorduk ine çıka ve hayatın takliti gibiydi bu yürüyüş. Bazen duruyor, soluklanıp devam ediyorduk. Herkes zamanla en sondaki yürüyüşçü oluyordu çoban köpeği gibi arkayı toplayıp geliyordu. Sıra bana gelmişti, arkamdaki nefes kesilmişti ve ben nefesimi sessize aldım yorulsam da önümdeki yoldaşım için.

Bir ara rüzgar dindi, arkalardan bir çıtırtı sesi geldi kulaklarıma. Dönüp baktığımda ağaçlar arasından bir tavşan iki ayağının üzerinde bana bakıyordu. Hem korkuyor hem de beni çağırıyordu sanki. O da gruptanmış gibi ve onu da arkada bırakmamak için düştüm peşine. Bir o yana bir bu yana metrelerce gerilemiştim gruptan ama tavşanın peşindeydim. Patikalar yok oldu ve ne yönden geldiğimi unutmuştum. Orman daha gür, korkutucu ama huzurlu göründü gözüme. Bir an benim yokluğumu farkettiler mi diye düşündüm. Düştüm kalktım durmadan tavşanı gözümün önünden kaçırmamak için. Gitmem gereken yolu ve bu yola neden çıktığımı unutmuştum düşüp kalmaktan. Ama hiç kalmadım yerlerde hep ayağa kalktım inatla.

Tavşanı kaybettikten saatler sonra buldum grubumu ve çizgimi. Anladım ki farklı yönlere gitmek hiç de kötü değilmiş ve de anladım ki esas yön önüm arkam, sağım solum değilmiş. Bıkmadan yılmadan yukarı yöne doğru ayağa kalkmak ve yeniden denemekmiş esas dert. Biliyoruz ki kalkamayacak vaziyete de gelir her insan ve yönü toprağa yöneldiğinde her şey anlamını yitirir ya da anlam kazanır büsbütün…

Bu içeriğin etiketleri
Yazar Hakkında: Gökhan GENÇ

Erik Durumu

Ahşap merdiveni yumuşak toprağa sağlam bassın diye gömüp yeşil yaprakların ve tek...
Devamını Oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir