
Kara bulutlar altında baştan savma hayatlar ve her şey sıradan. Olabildiğince basit yaşantılar düzeni etrafımızda fıldır fıldır dönmekte. Bahçeler düzensiz, yollar bakımsız, evler yorgun, denizler hırçın, hayvanlar telaşlı, mutsuz insanlar ve renksiz şehirler yığını sarmalamış sevgisiz tüm yeryüzünü. Kim ne yapıyorsa yapmak için yapıyor ve her şey oldubittiye geliyor.
Oysa ki severek yapılan her işin içinde bambaşka tat var. Sev ki bahçende, bahçelerimizde çiçekler açsın. Sev ki yollar en güzel yarınlara çıksın. Sev ki yeni güne açılmaya can atan evlerimiz şenlikli olsun. Sev ki denizler sevecen yalasın kıyıyı. Sev ki hayvanlar yaşayabilme korkusundan uzaklaşsın. Sev ki mutlu insanlar dünyasını güzelleştirsin. Sev ki renklensin her şehir, her ülke. Sev ki ormanlar yemyeşil kalsın…
Severek yapılırsa her şey bambaşka olur ve güneş kara bulutları bertaraf eder. Ne yaparsan severek yap ki tek ömrün manalı geçip gitsin.
Severek yapılan ve unutulmayacak bir şarkıda der ki; “anladım sevmek gibisi yok…”
Bunu anlamak için en az bedeli ödeyenler severler yaşamın, yaşamanın her anının kıymetini.