Bir Kelime İnsan Sayısınca Anlam

Yazar Hakkında: Tuğba Tosun

Benzerlik-Farklılık

Sanat, nesnel olanın ve herkesçe ortalama olarak aynı düzeyde kabul görülenin ötesine...
Devamını Oku

“Yalnızlık” kelimesinin TDK’ye göre tanımı şu şekilde yapılmaktadır:

1) Yalnız olma durumu, kimsesizlik. 2) Kimse bulunmama durumu, ıssızlık, tenhalık.

Yıllar önce gittiğim Uluslararası Yalnızlık Sempozyumu’nda yalnızlığın farklı türleri olduğunu öğrenmiştim. Yalnızlığın türleri arasında yer alan, “seçilmiş yalnızlık (tek başınalık)” ve “seçilmemiş yalnızlık  (tek başına bırakılmak)” bunlardan bazılarıdır.

Seçilmiş yalnızlıkta, kişinin yalnız kalma durumunu seçmesi söz konusu ve bu durumda kişinin seçtiği bu yalnız kalma durumunun kişiyi içsel alan, bilişsel alan, duygusal alan gibi farklı alanlarda geliştirmesi, dinginleştirmesi söz konusu olabilmektedir. Bir tohumun filizlenmek için yalnızlığa ihtiyaç duyması gibi insan da zihinsel, duygusal veya ruhsal öğretileri de sindirmek ve tüm bünyesine katarak gelişebilmek için yalnızlığa ihtiyaç duyabilmektedir. Seçilmemiş yalnızlıkta ise kişinin kendi iradesi dışında diğer insan ya da insanlar tarafından yalnız bırakılması söz konusudur. Bu durum “dışlanmak” olarak da ifade edilebilir. Dışlanan kişinin diğer insan ya da insanlar tarafından yalnız bırakılması durumunun farklı nedenleri olabilmektedir. Bu yalnızlık türü, kişinin zamanla güvensizlik, haksızlığa uğramışlık hissi, hayal kırıklığı, değersizlik gibi duygular yaşamasına neden olabilmektedir. Nasıl ki bir tohumu uygun olmadığı bir ortama koyduğunuzda filizlenmez ve aksine çürürse dışlanmanın olduğu bir ortam da insana benzer duyguyu yaşatabilir.

Nitekim bitkiler çeşit çeşittir. Her bir çeşidin yaşaması ve gelişmesi için farklı koşullar gerekli olduğu gibi kendi türleri içerisinde özgür bir biçimde varlıklarını sürdürürler.  Bitkiler gibi insanlar da çeşit çeşittir. Hangi bitkinin hangi gruba ait olduğu, yaşamını sürdürüp gelişebilmesi için nelere gereksinim duyduğu gözle görülür bir biçimde tespit edilip gerekli koşullar sağlanabilirken insanlar için böyle bir durum söz konusu değildir. O nedenle insan, kim olduğunu, ne gibi özelliklere sahip olduğunu, bunları nasıl geliştirebileceğini, nereye ait olduğunu, kimlerle beraber olmanın onu besleyip geliştireceğini kendisi bulmak ile yükümlüdür.

Bitkiler için yapılacak seçimde gözle görülen nesnel bir yol olmasının yanında insanın yapacağı seçimde gözle görülmeyenin de dahil olduğunu, nesnelin yanı sıra öznel ve ruhsal benzerliklerin de tercih konusunda etkili olduğunu görmek mümkün olabilmektedir. Bu nedenledir ki insan ait olduğu yeri ve kimseleri bulma konusunda zorlanmakta, yanılmakta, zaman zaman kırılıp üzülmektedir. Kişinin tüm bu yaşadıkları olumsuz gibi görünse de aslında Japonların kırılmış eşyaları değerli maden tozları ile onarma sanatı (Kintsugi) gibi insanın yaşadığı üzüntüler, kırgınlıklar, hayal kırıklıkları da zamanla onu daha değerli kılmakta, büyütüp olgunlaştırmaktadır.

Yazar Hakkında: Tuğba Tosun

Benzerlik-Farklılık

Sanat, nesnel olanın ve herkesçe ortalama olarak aynı düzeyde kabul görülenin ötesine...
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir