YOLDA SOĞUK GÜNLER DE VAR

Yazar Hakkında: Sibel GÜLTEKİN

Nihayet

Kandiller yanardı geçtiğin sokaklarda. Tam tepede ay apaydınlık ışığıyla eşlik ederdi adımlarına....
Devamını Oku

“Üşüyorum anne” derdik yıllar önce. Henüz ruhumuzun üşümesi ne demekti bilmediğimiz yıllardı. Aylardan Ocak mı Eylül mü Haziran mı fark etmezdik bile. Okulun tatil olduğu ya da olmadığı zamanlar vardı o kadar. Okul yolunda elimizden tutan biri varsa da şayet, üşümeyen çocuklardık biz.

Derken zaman bizi de vurdu en beklemediğimiz anlarda. En yumuşak karnımızdan belki de. Rüzgarlar esti, fırtınalar çıktı, en şiddetli tipi tam da önümüzdeydi. Biliyorduk ki sırada soğuk günler vardı. Geri dönemezdik; hayatın akışıydı başka bir şey değildi. En güvendiğimiz ceketimizi üzerimize geçirip o tipinin, fırtınanın, karın olduğu aylardan ve yollardan geçecektik. Lakin atlatabilirsek elbet güneş te vardı bizi bekleyen.. Düşünmeden üzerimizdekileri atıp başlayacağımız, elimizden tutan annemiz kadar bizi ısıtacak günler de vardı. Üstelik soğuk günler sadece anı olarak kalacaktı.

Kalp hep sıcağı hatırlayacaktı. En sıcak olanı, en yanımızda olanı. Bu böyleydi ve belki de oyunun en güzel kuralıydı.

Ben o içinden geçtiğim, belki tekrar geçmek zorunda kalacağım soğuk günleri hayatın bir mevsimi olarak gördükçe, mutlaka gelip geçici olacak, asla korkutmayacak.

Herkesin soğuğu başka üşütür, herkesin mevsimi kendine özgüdür. Soğuk olmayan anları değil soğuk olduğunda yanında olacakları aramak belki de soğuğu atlatacak tek kostümdür..

 

 

Yazar Hakkında: Sibel GÜLTEKİN

Nihayet

Kandiller yanardı geçtiğin sokaklarda. Tam tepede ay apaydınlık ışığıyla eşlik ederdi adımlarına....
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir