Afilli Deliler

Yazar Hakkında: Salih Murat GÜRBÜZ

Başlamak

“Başlamak”, bir işe girişmek, harekete geçmek gibi anlamları içerirken; çalışır-işler durumda olmak,...
Devamını Oku

“Deli olmanın delinin kendisinden başka kimsenin bilemeyeceği bir zevki var…”

 John Dryden

Yaz kış giydiği siyah paltosu ve üzerine sinmiş yalnızlığı ile korkutucu bir kişilik olarak hayatımın ilk delisini çocuk yaşta tanıdım. Onu görünce hep ondan uzağa kaçardım, hiç kovalamamasına rağmen. Bir gün an sızın karşıma çıktı. Bir çocuk olarak her büyüğün dev gibi geldiği bir yaşta şehir efsaneleri ile bezenmiş bir deli karakterinin karşınızda olduğunu düşünün.

Bana baktı ve gülümsedi:

-“Ben sadece deliyim.” dedi ve gitti.

Sonrasında ne bir korku terapisi gördüm ne de bir destek aldım bizim çocukluğumuzda yoktu böyle afilli şeyler. İçime kapanmadım hayattan kopmadım. Ufak ufak sevdim delileri.

Hayatımda buna benzer gizemleri içimde saklı birçok raporlu raporsuz deli oldu çok şükür. Halen hayatımda varlığını sürdüren delidaşlarım da var. Delidaşlar arkadaşlar gibi bazen onlardan çok zor bazen çok daha kolay. Kimi boş vermiş kimi hiçbir şeyini boşa vermemiş canlar.

Ne diyor Haluk Levent:

Diyorlar ki bazen gözlerinden

Deliler doluşmuş bakıyor birer birer

Delilerden sen anlarsın konuş onlarla

Nasıl muhtacım buna

Muhtacız tüm delilerimize ve deliliklerimize. Ne kadar akla ihtiyacımız varsa bir o delirmeye muhtacız. Bana göre akıllık ile deli; yaramaz ve uslu iki kardeştir. Et tırnaktan akıllı deliden bu yüzden ayrılamaz. Her akıllının dinlediği bir deli olması gerek ki tersten düşünebilsin. Bir deli kuyuya bir taş atar kırk akıllı uğraşır. Kırk akıllının uğraşı bir taş değil kırk bin zikirdir. Düşünce dünyasının derin dehlizlerinde bir oraya bir buraya uçuşan yusufçukları gökyüzünden gök düşüncelere salıverme uğraşıdır. Mamafih kuyuya ilk atılan taşı da olsa olsa günahlardan azade bir deli atabilir.

Osmanlı ordusunda en etkin askeri güçlerinden birinin adı “Deliler”. Deliler sıra dışı kıyafetleri, silahları ve tokatları ile dönemin ölümle dalga geçen delişmen Alpleri. Osmanlı tokadının mucitleri. Mermer tokatlayarak düşmana hazırlanan Delilerin tokadı o yüzden dillere destan. Günümüzde aynı geleneğin takipçileri deliler mermerden sert idraklerimizi tokatlamaya devam ediyor. Duruşları söyledikleri suskunlukları ile bizi gerçekliğin sert ayazında soğuktan yakıyor. Rutin ve alışılagelmiş olandan öte başka dünyaların var olduğu gerçeğini idrakimizi sarsarak mühür gibi aklımıza işliyor.

Cömertçe aklını, fikrini, zikrini harcamış delilere has mükâfattır; deliye her gün bayramlar. Akıllı dünyanın nimetleri ile uğraşa dursun deliler sonsuz aşklar da raks etmektedir. O yüzden birkaç günle yetinmez deliler. Her gün bayram olmalıdır onlara. Her gün bayram sabahı kokusu, sabah ezanı ile uyanan kuşları dinlemelidir. Her gün düşlerinle uyuyup gözünü açtığında düşünü yanı başında görme arayışıdır.

Deliden alın uslu haberi, çünkü demir ıslanmaz deli uslanmaz. O yüzden delişmen gençleri, deli kızdeli gelinleri, deli çayları, Deli Dumrulları çok sever bu toprağın adamı. Sezen Aksu’dan Deli Kızın Türküsü ’nü Haluk Levent’ten Deliler ’i yıllar geçmesine rağmen eskimeden dinler. Gogol’dan Bir Delinin Hatıra Defteri ’ni okuyup benliğinin kuytu köşelerinde saklanan deliye göz kırpar az akıllı olarak.

Taşı yukarı atıp başını altına tutan delilerimizi anlamaya çalışırken zorlandığınızı göreceksiniz. O taş düşüncelerinizi kırabilir, duygularınızı kanatabilir sizi alt üst edebilir. Yaşayıp giderken birden durur ve alt üst olabilirsiniz. Yukarı atılan taşa ne anlam yüklediğindir, taşı atabilme cesaretidir asıl olan. Taşı sevmek; acı ve elemlerini sevmektir. İdrakine deli gömlekleri giydirmeden kendi ile yaşamaya cesaret etmektir. Zor iştir vesselam.

Yazar Hakkında: Salih Murat GÜRBÜZ

Başlamak

“Başlamak”, bir işe girişmek, harekete geçmek gibi anlamları içerirken; çalışır-işler durumda olmak,...
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir