İki

Yazar Hakkında: Gökhan GENÇ

A(ğ)nam

Babalarımız, birbirlerine sahip çıkarlar yoldaş olurlar deyip bir küçük oda kiralamışlardı üçümüz...
Devamını Oku

Dünya 2. Cihan Harbi’ndeyken ayak uzatıp keyif yapmak bizim neyimize; karın doyurma, sırtımıza bir çul bulma çabası da az bir iş sayılmazdı, bizler de yokluk harbindeydik. Anadolu’da köyün, köylünün milâdı elektriktir o da henüz köyümüze gelmemişti, hoş gelmeyen sadece elektrik de değildi. Gelmeyenlerin yanında sorgusuz sualsiz gelen ilkbaharda gürül gürül, sonra azalsa da kesilmeyen, köyün ortasından bütün bereketiyle geçen bir ırmağımız vardı. Tam o sıralarda Durak’ın telaşı başlamıştı.

Durak iki kız kardeş ve anasıyla iki göz odada yaşardı. Babası öleli epey olmuştu. Evleri ırmağın kenarında gün boyu güneş alan cenahtaydı. Askerden geleli çok geçmemiş, harmandan sonra da evlenecekti. Evlenmeden önce yer yer ahşap, yığma toprak evlerine ek bir oda daha yapmalıydı. Köyümüzün geleneği gibiydi bu hal, evin oğlu evlenmeden önce eve dışarıdan bitişik bir oda daha yapılır ev bir nevi genişletilirdi. Annesi odayı yapabilmek için eksiklerin tamamlanmasını istiyordu.

Durak, adının aksine yerinde duramayan güçlü kuvvetli, kapılardan sığmayan, heybetli bir adamdı. Acilen birini tavana, birini odanın ortasına yerleştirmek için eli yüzü düzgün iki büyük ağaç bulması gerekiyordu. Kendilerine ait olan ağaçların işe yarayanlarını ayırmıştı. İki ağacı nerden bulmalı, nasıl getirmeli son günlerin en büyük derdiydi. Irmak boyu nadirde olsa kayın ağaçları vardı. Parası da yoktu ki versin alsın.

Eline hayvanları bağlamak için kullandığı urganları ve bir balta alıp bugün bu işi halledeyim dedi. Mevsim ilkbahar olsa da dar atletinin üzerinde renkli çizgili kışlık mintanı, altında da sayısız yamalı pantolonu vardı. Irmağa yukarı, yola koyuldu. Yürüdükçe iki kayın bulma umuduyla, kafasından nasıl getireceğinin hesabını yapıyordu. Yan köye çok az kalmış yaklaşık iki saat yürümüştü, tam istediği gibi kurumaya yüz tutmuş iki kayın buldu. Etrafta komşu köyün delikanlıları vardı Durak’tan çekindiklerinden kayınlara dokunma bizim sayılır diyemediler. Sadece içlerinden biri götüremezsin ziyan etme güzelim kayınları dedi haklıydı da. Durak düşünmedi, duraksamadı. Yaklaşık üç saat kesti, yonttu, temizledi kayınları. Urganları çıkarıp yaklaşık beşer metre olan ağaçları yan yana getirip birbirine bağladı. Irmağa atarım bende üzerine biner yavaş yavaş giderim diye düşündü, ırmak ne de olsa evin önünden geçiyordu. Aslında hiç akıllıca değildi, tekin olmayan bölgeler vardı. Diğer köyün delikanlıları güldü, bu şekilde olamayacağını anlatmaya çalıştılar ve başaramayacağını görüp eğleniriz diye düşündüler. Durak güzelce hazırladığı tomrukları orda bırakmak istemiyordu. Tomrukları suya itti elinde balta üzerlerine atladı. Irmağın pek coşkusu yoktu, bazen kayalara çarparak bazen kenardaki çalılara takılarak ilerledi. Bir yandan kazasız belasız bu yolculuğun bitmesi için bildiği duaları okuyor, bir yandan da gözlerini dört açıyordu, biliyordu ki su ile şaka olmaz, biliyordu ki babasını bile alıp götüren bu ırmaktı. Kendi canından çok anasını, kardeşlerini düşünmeye başladı bensiz onlar ne yapar diye aklından geçirdi. Köyün içine girince bir kaç yaşlı adam meraklı bir şaşkınlıkla Durak’ı izliyordu. Durak bir sorun olmadan evinin önünde suya atlayıp baltayla tomrukları kıyıya çekti. Durak annesinin gülümsemesiyle gururlanıp, mutlu oldu.

Durak’ın bu ağaç götürme olayı civar köylüler dahil, dilden dile anlatıldı ve ne zaman ırmak konusu geçse onun gözü karalığını konuşuldu ve hakkı da verildi. Deneyenler de oldu ama becerebilen hiç olmadı. Ben deyim inanç sen de inat bir şekilde yapılmıştı.

Ev olmak, evin tek erkeği olmak ve bu halde iki olmaya çalışmak hiç kolay değildi. Anadolu’daysan bu daha da zordu. Bugün iki ağaç yarın iki dönüm tarla öbür gün iki inek iş bitmez… Duraklar hep güçlü olmalıydı adına nispet duraksamadan.

Yazar Hakkında: Gökhan GENÇ

A(ğ)nam

Babalarımız, birbirlerine sahip çıkarlar yoldaş olurlar deyip bir küçük oda kiralamışlardı üçümüz...
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir